Learn how to use akıntıya in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
O, akıntıya karşı yüzüyor.
Translate from Turkish to English
Akıntıya karşı yüzmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.
Translate from Turkish to English
Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.
Translate from Turkish to English
Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.
Translate from Turkish to English
Balık akıntıya karşı yüzer.
Translate from Turkish to English
Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.
Translate from Turkish to English
Bir çözüm için akıntıya kürek çekmeniz umurumda değil ama keşke bir karar verseniz.
Translate from Turkish to English
Tekne akıntıya karşı gidiyor.
Translate from Turkish to English
Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.
Translate from Turkish to English
O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.
Translate from Turkish to English
Akıntıya karşı yüzme.
Translate from Turkish to English
Gemi direği kırıldı ve gemimiz akıntıya kapılıp gitti.
Translate from Turkish to English
Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.
Translate from Turkish to English
Tom akıntıya kürek çekiyor.
Translate from Turkish to English
Ben sadece akıntıya uyum sağladım.
Translate from Turkish to English
Akıntıya karşı çabalamak cesaret gerektirir.
Translate from Turkish to English
Akıntıya kürek çekilmez.
Translate from Turkish to English
Tom kanosuyla akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Artık işi oluruna bırakacağım. Akıntıya karşı kürek çekmekten yoruldum.
Translate from Turkish to English