Learn how to use alışılmadık in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.
Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum.
Translate from Turkish to English
Telefon soygunu alışılmadık bir şekilde engellendi.
Translate from Turkish to English
Tom bu gece alışılmadık biçimde geveze.
Translate from Turkish to English
Tom'un bu kadar erken burada olması alışılmadık.
Translate from Turkish to English
Alışılmadık bir yaşam biçimini benimsedi.
Translate from Turkish to English
Biz alışılmadık bir şey bulmadık.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık derecede uzun bir cümle.
Translate from Turkish to English
O alışılmadık biçimde iyi davrandı.
Translate from Turkish to English
Defans oyuncuları için birçok gol atmak alışılmadık bir şeydir.
Translate from Turkish to English
Bu kış alışılmadık şekilde ılık geçti.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık bir durumdur.
Translate from Turkish to English
Tom bazı alışılmadık şeyler yaptı.
Translate from Turkish to English
Son zamanlarda alışılmadık bir şey gördün mü?
Translate from Turkish to English
Çok alışılmadık bir şey oldu.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık bir istek.
Translate from Turkish to English
Bu çok, çok alışılmadık.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık bir politika.
Translate from Turkish to English
Onun alışılmadık davranışları bizim şüphelere sebebiyet verdi.
Translate from Turkish to English
Onun alışılmadık davranışları bizim şüpheleri doğurdu.
Translate from Turkish to English
2013/2014 kışı Kuzey Avrupa'da alışılmadık derecede yumuşaktı ve Kuzey Amerika'da alışılmadık biçimde sertti.
Translate from Turkish to English
Dün gece alışılmadık biçimde soğuktu.
Translate from Turkish to English
Ben alışılmadık bir yere aşık oldum.
Translate from Turkish to English
Harald? Ne alışılmadık bir isim!
Translate from Turkish to English
Alışılmadık sıcak hava, elma hasadı için sorunlara yol açtı.
Translate from Turkish to English
Onlar alışılmadık bir bağlantıyı paylaştılar.
Translate from Turkish to English
Karpuzlar bu yıl alışılmadık biçimde tatlı.
Translate from Turkish to English
Okul gezimiz alışılmadık bir kar yağışı nedeniyle berbat oldu.
Translate from Turkish to English
Bizim alışılmadık bir ilişkimiz var.
Translate from Turkish to English
Tüm galaksilerin aniden ortadan kaybolması alışılmadık değil.
Translate from Turkish to English
"Boustrophedon" alışılmadık bir kelimedir.
Translate from Turkish to English
Partinize geliyorum ve sana alışılmadık bir hediye getiriyorum.
Translate from Turkish to English
Burada alışılmadık bir şey olmaz gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Alışılmadık sıklıkla yemek yiyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Sensörler alışılmadık hiçbir şey tespit etmiyor.
Translate from Turkish to English
Leyla'nın erkek arkadaşının alışılmadık bir ismi vardı.
Translate from Turkish to English
Sami alışılmadık bir çocuktur.
Translate from Turkish to English
Alışılmadık bir ses duydum.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık bir şey, şüphesiz.
Translate from Turkish to English
Lorenzo alışılmadık bir şey gördü.
Translate from Turkish to English