Learn how to use alışmış in a Turkish sentence. Over 10 hand-picked examples.
Yoluna çıkan herhangi birine rüşvet vermeye alışmış.
Translate from Turkish to English
O, yemekler sırasında gazete okumaya alışmış.
Translate from Turkish to English
Şimdiye kadar buna alışmış olmalıyım.
Translate from Turkish to English
Onlar yoğun bir yol yakınında yaşıyor ama şimdiye kadar gürültüye alışmış olmalılar.
Translate from Turkish to English
Tom burada çalışmaya alışmış durumda.
Translate from Turkish to English
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Translate from Turkish to English
İnsanı açlık değil alışmış olduğu tokluk öldürür.
Translate from Turkish to English
Çok hızlı dil öğrenmiş ve uyuşturucuya alışmış.
Translate from Turkish to English
Buranın havasına daha alışmış değilim.
Translate from Turkish to English
Tom kapitalist olarak davranmaya alışmış.
Translate from Turkish to English