Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "alışveriş"

Learn how to use alışveriş in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.
Translate from Turkish to English

Nerede biraz alışveriş yapabilirim?
Translate from Turkish to English

Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.
Translate from Turkish to English

Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.
Translate from Turkish to English

Nancy yolda biraz alışveriş yaptı.
Translate from Turkish to English

Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.
Translate from Turkish to English

Dün alışveriş yapmaya gitmedi, değil mi?
Translate from Turkish to English

Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.
Translate from Turkish to English

O biraz alışveriş yapmak için dışarı gitmiş olabilir.
Translate from Turkish to English

O, bana " alışveriş gidelim." dedi.
Translate from Turkish to English

Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

New York'ta Fifth Avenue'da alışveriş yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezine giden bir otobüs var mı?
Translate from Turkish to English

Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız?
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezi nerede?
Translate from Turkish to English

Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.
Translate from Turkish to English

Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.
Translate from Turkish to English

Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.
Translate from Turkish to English

Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.
Translate from Turkish to English

En yakın alışveriş merkezi nerede?
Translate from Turkish to English

O bana nerede alışveriş yapacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.
Translate from Turkish to English

Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.
Translate from Turkish to English

Tom, annesi için alışveriş sepetini itti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile geçen hafta sonu alışveriş gitti.
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezine gittim.
Translate from Turkish to English

Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.
Translate from Turkish to English

Buraya yakın bir alışveriş merkezi var mı?
Translate from Turkish to English

Sizin için alışveriş yapacağım.
Translate from Turkish to English

Benim için biraz alışveriş yapar mısın?
Translate from Turkish to English

Yakında bir alışveriş alanı vardır.
Translate from Turkish to English

Ben o mağazada alışveriş yapmayı seviyorum.
Translate from Turkish to English

Noel çok yaklaştığı için biraz alışveriş yapmalıyım.
Translate from Turkish to English

O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezi terk edilmiş.
Translate from Turkish to English

Alışveriş çantam kırıldı.
Translate from Turkish to English

Annem alışveriş yapıyor.
Translate from Turkish to English

Onu bir alışveriş merkezinde aldım.
Translate from Turkish to English

Bu alışveriş merkezinde bir süpermarket var mı?
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezi bir mil ilerde.
Translate from Turkish to English

Alışveriş merkezini dolaştık.
Translate from Turkish to English

Akıllı alışveriş dikkatli bir planlama gerektirir.
Translate from Turkish to English

Yer altında alışveriş bölgesi var.
Translate from Turkish to English

Bayan Glück ve Yuki alışveriş turu yapmak istiyorlar.

Kız kardeşim alışveriş gezisine birlikte geldi.

Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.

Catherine alışveriş merkezine gitmek istedi.

Evden şimdi çıktım alışveriş merkezine gidiyorum.

Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.

Bu yakınlarda alışveriş merkezi var mı?

Tekrar alışveriş yaptığını anlıyorum.

Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.

Alışveriş merkezinde Tom'la buluşmaya gitmeliyim.

Tom'la birlikte alışveriş yapıyorum.

Tom alışveriş yapıyor.

Alışveriş merkezinde üç mağaza var.

Bütün gündür alışveriş yapıyorum.

Bütün ev işlerini yapmak zorunda kaldım, ama keşke sinemaya ya da alışveriş yapmaya gitseydim.

Burada birçok insan alışveriş yapar.

Ayda kaç kez alışveriş merkezine gidersin?

Biri balık tutmaya,diğeri alışveriş yapmaya gitti.

Bu gece alışveriş merkezine gidelim.

Tom nerede alışveriş yapar?

Park Caddesinde mini bir alışveriş merkezi var.

Alışveriş merkezine gidelim.

Alışveriş merkezine gidiyoruz.

Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.

Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.

Alışveriş bölgesinde amaçsızca dolaştık.

Alışveriş yapmayı seviyorum.

Alışveriş yapmaktan nefret ediyorum.

Alışveriş yapmaya gelmek ister misin?

Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.

Tom alışveriş merkezine gidecek.

Ona alışveriş yaptığımı söyle.

Tom alışveriş merkezine gitti.

Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.

Dün biraz alışveriş yapmak için mağazaya gittim.

O alışveriş merkezinden alışveriş etmeyi severim.

En son ne zaman alışveriş yaptın?

Alışveriş yapmayı sevmek isterdim.

Pazara alışveriş yapmaya gidiyorum.

Alışveriş caddeleri, iş günlerinde çok sakindir.

Sadece biraz alışveriş yapmak istemiştim.

Sen hiç alışveriş yaparken hastalanan kadın gördün mü? Göremezsin, çünkü, eve gelir evde hastalanır, alışverişini yarım bırakmaz.

Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapacak.

Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapmaya gidiyor.

Sürekli alışveriş yapan, tüm parasını harcayan insanlardan mısınız?

Bana alışveriş merkezinin akşam 9.00'da kapandığını söyleyen kişi hatalıydı.

Tom alışveriş listesindeki her şeyi satın aldı.

Tom alışveriş merkezine gitmeyi seviyor.

Bu marketten alışveriş yapmaya alışığım.

Bizimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?

Bizimle alışveriş merkezine geliyorsunuz sandım.

Dün alışveriş merkezine gittim.

Alışveriş merkezine Tom'la gitmeliydim.

Cumartesi günü H&M’de alışveriş yaptım.

Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.

Alışveriş merkezinin önünde bir kitapçı var.

Alışveriş merkezinde Tom'la karşılaştım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English