Learn how to use alacağı in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
Kilo alacağı korkusuyla diyet yapıyor.
Translate from Turkish to English
O, onu hangi kitabı satın alacağı konusunda yönlendirdi.
Translate from Turkish to English
Tom o adamın kızıyla adamın işini miras alacağı vaadi ile evlenmeyi kabul etti.
Translate from Turkish to English
Çözümün zaman alacağı konusundaki açıklaması kimseyi tatmin etmedi.
Translate from Turkish to English
Kişilerin tek başına alacağı kararlar yok mudur?
Translate from Turkish to English
Herkesin hak ettiğini alacağı söylenir.
Translate from Turkish to English
Yakında işlerin tehlikeli bir dönüş alacağı netleşti.
Translate from Turkish to English
Tom hangi birini satın alacağı konusunda karar vermeyi zor buldu.
Translate from Turkish to English
Tom'un yolculuğu sırasında yanına alacağı şeylerin listesinde ilk nesne cep telefonu şarjıydı.
Translate from Turkish to English
Kolordu komutanı, 28 Mayıs 1919'da sorduğum işler üzerine bilgi veriyor ve: "Düşman buraları işgale kalkışırsa 23. Tümen, bulunduğu yeri bırakmayacak ve saldırıya uğrarsa, halktan alacağı yardımla, bölgesini savunacaktır." diyordu.
Translate from Turkish to English
Ali'nin benden alacağı var.
Translate from Turkish to English
Ali'nin alacağı para dudak uçuklattı.
Translate from Turkish to English