Learn how to use aldırış in a Turkish sentence. Over 31 hand-picked examples.
Tom haftanın her günü et ve patates yemeğe aldırış etmezdi.
Translate from Turkish to English
Aldırış etmem.
Translate from Turkish to English
Ona aldırış etmeyin.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'in küçük göğüsleri olmasına aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye hiç de aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Tom'a aldırış etme.
Translate from Turkish to English
O, uyarılarımıza aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Tom sadece Mary'ye söylemek istemedi. O beni aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Tom aldırış etti mi?
Translate from Turkish to English
Aldırış etseydin sen de endişelenirdin.
Translate from Turkish to English
Eğer aldırış etseydin sen de endişelenirdin.
Translate from Turkish to English
Tom başkalarına aldırış etmeden kendi işiyle uğraşıyor.
Translate from Turkish to English
O bunu reddedecek, bu nedenle onu aldırış etme.
Translate from Turkish to English
Umarım Tom aldırış etmez.
Translate from Turkish to English
Tom soğuğa aldırış etmiyor ama Mary dayanamıyor.
Translate from Turkish to English
Onların sana söylediği hiçbir şeye aldırış etme.
Translate from Turkish to English
O aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Ona aldırış etme. O sadece kıskanç.
Translate from Turkish to English
Onun sana söylediğine hiç aldırış etme.
Translate from Turkish to English
Tom televizyona aldırış etmiyor.
Translate from Turkish to English
Aldırış etmez görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
İnsanların söylediklerine aldırış etmeyin.
Translate from Turkish to English
Tom Mary bunu yapsaydı, aldırış etmezdi.
Translate from Turkish to English
Tom'un aldırış etmeyeceğini biliyordum.
Translate from Turkish to English
Tom aldırış etmedi bile.
Translate from Turkish to English
Hiç aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English
Direnmesine asla aldırış etmeyeceksiniz.
Translate from Turkish to English
İplemek; umursamak, aldırış etmek, değer ve önem vermek
Translate from Turkish to English
Bize aldırış etmeden bildiğini okuyordu.
Translate from Turkish to English
O sese aldırış etmedi.
Translate from Turkish to English