Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "almış"

Learn how to use almış in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.
Translate from Turkish to English

Kızım soğuk almış
Translate from Turkish to English

Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.
Translate from Turkish to English

Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle dersini almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

O soğuk almış.
Translate from Turkish to English

Tom biraz kilo almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Kate soğuk almış.
Translate from Turkish to English

Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.
Translate from Turkish to English

Soğuk almış olmalıyım.
Translate from Turkish to English

O, soğuk almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Sabah şemsiyesini almış mıydı?
Translate from Turkish to English

Dedem bana almış!
Translate from Turkish to English

Dedesinin ismini almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Translate from Turkish to English

Büyükbabasının adını almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Tom uyuşturucu almış.
Translate from Turkish to English

Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.
Translate from Turkish to English

Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.
Translate from Turkish to English

Tom parayı almış olabilir.
Translate from Turkish to English

Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.
Translate from Turkish to English

Kafana çok sert bir darbe almış olmalısın.
Translate from Turkish to English

Bu tabloyu satın almış olsaydım, şimdi zengin olurdum.
Translate from Turkish to English

Bir tane almış mıydın?
Translate from Turkish to English

Mariya kilo almış.
Translate from Turkish to English

O kilo almış.
Translate from Turkish to English

Tom 30 pound almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Tom şimdi soğuk almış.
Translate from Turkish to English

Tom kilo almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.
Translate from Turkish to English

O, pahalı bir araba almış.
Translate from Turkish to English

Birisi şemsiyeni yanlışlıkla almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Param olsaydı o arabayı satın almış olurdum.
Translate from Turkish to English

Tom soğuk almış.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir araba almış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Uçak fazla rezervasyon almış.
Translate from Turkish to English

Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.
Translate from Turkish to English

Tom çocuğunu yanına almış.
Translate from Turkish to English

İki kez bir çift hap almış olmama rağmen baş ağrım geçmedi.
Translate from Turkish to English

O animasyonlu karikatürden ilham almış olacak.
Translate from Turkish to English

O hareketli çizgi filmden ilham almış olacak.
Translate from Turkish to English

Sonunda bu son üç hafta boyunca almış olduğum postaları yanıtlamak için zamanım var.
Translate from Turkish to English

Soğuk almış gibi görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom almaması gereken bir şey almış olabilir.
Translate from Turkish to English

Mimar prestijli bir ödül almış olduğuyla övündü.
Translate from Turkish to English

Biri onu almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Kırarsanız kendinizi almış sayın.

Ödünç almış.

Mary klasik eğitim almış bir müzisyendir.

Tom tekila almış gibi görünüyor.

Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.

Bu mektubu daha önce almış olsaydım, farklı olarak davranırdım.

Daha kalifiye birisini işe almış olmaları gerekiyordu.

O yaşını başını almış. En azından otuz yaşında.

O rüşvet almış olamaz.

Gemi su almış ve kıç tarafı aşağı inmişti.

Tom soğuk almış görünüyor.

Tom soğuk almış görünüyordu.

Üniversite öncesi eğitim almış olmak zorunludur.

Tom soğuk almış gibi görünüyordu.

Tom bunu nereden almış olabilir?

Allah nurunu almış.

Allah nurunu almış bunun suratından.

Tom bu arsayı 2013'te satın almış.

Tom'dan henüz haber almış değilim.

Yedek almış mıydın?

Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış.

Tom'un yaşını almış biri olduğunu biliyorum.

Tom çocuklarını yanına almış.

Bunu bana almış.

Pahalı bir baba koltuğu almış.

Tom pahalı bir kol saati almış.

Babası doğum gününde Tom'a araba almış.

Tom bunu nereden satın almış?

Tom eve gelirken marketten bir şeyler almış.

Tom arabasını ne zaman almış, biliyor musun?

Tom'un yeteneğini hafife almış olabiliriz.

Mary bu ojeyi nereden almış?

Adını dedesinden almış.

İyi not almış mıyım?

Tom bunu neden almış, merak ediyorum.

Tom bu şeyi nereden almış?

Doğum günümde bana bunu almış.

Ona doğum gününde bir şey almış mıydın?

Karısına pahalı bir doğum günü hediyesi almış.

Ona güzel bir doğum günü hediyesi almış.

Bu yıl ondan doğum günü hediyesi almış mıydın?

Bu huyu babasından almış.

Ali hayatı rölantiye almış.

O siktiğimin orospusu kredi kartımı almış.

Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.

O kitabı nereden almış?

Tuzla, çeşitli ödüller almış bir şehir.

Onu son gördüğümden beri kilo almış.

Tom mavi gözlerini babasından almış.

Tom rüşvet almış olduğunu itiraf etti.

Hiç diyabet tanısı almış mıydınız?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English