Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "alma"

Learn how to use alma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!
Translate from Turkish to English

Alma Ata benim favori şehrim!
Translate from Turkish to English

Lütfen onu satın alma.
Translate from Turkish to English

Sabahları duş alma alışkanlığım var.
Translate from Turkish to English

Bir köpeğin koku alma duygusu, bir insanınkinden çok daha keskindir.
Translate from Turkish to English

Hiç dikkate alma.
Translate from Turkish to English

Onu, o kadar ciddiye alma.
Translate from Turkish to English

Bir köpek keskin bir koku alma duyusuna sahiptir.
Translate from Turkish to English

Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.
Translate from Turkish to English

Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.
Translate from Turkish to English

O bir ev satın alma olasılığına bakıyordu.
Translate from Turkish to English

O bir ev satın alma olasılığına baktı.
Translate from Turkish to English

İyi notlar alma, çok çalışmayı gerektirir.
Translate from Turkish to English

İnsanlara güven, ama yabancılardan şeker alma.
Translate from Turkish to English

Bu sorunu ele alma biçimimizle ilgili Tom gerçekten ne düşünüyor?
Translate from Turkish to English

O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.
Translate from Turkish to English

O, yurtdışında eğitim alma amacına ulaştı.
Translate from Turkish to English

Tom koku alma duyusunu kaybetti.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir kamyon alma fikrinden vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Ofisteki herkes Tom'un sorunu ele alma şeklinden etkilendi.
Translate from Turkish to English

O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.
Translate from Turkish to English

O yabancı bir araba satın alma amacı için çok çalıştı.
Translate from Turkish to English

Ev alma, komşu al.
Translate from Turkish to English

Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.
Translate from Turkish to English

Onu ciddiye alma.
Translate from Turkish to English

Hırsını benden alma.
Translate from Turkish to English

Nefes alma zorluğu vardı.
Translate from Turkish to English

İyi bir koku alma duyum var.
Translate from Turkish to English

Bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English

Bir ev alma fikrinden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English

Risk alma.
Translate from Turkish to English

Onların ev alma önerisi reddedildi.
Translate from Turkish to English

Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.
Translate from Turkish to English

Zam alma umuduyla patrona gittim.
Translate from Turkish to English

Kilo alma.
Translate from Turkish to English

Yem alma.
Translate from Turkish to English

Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Translate from Turkish to English

Tom'u çok ciddiye alma.
Translate from Turkish to English

Bunu kişisel olarak alma, Tom.
Translate from Turkish to English

Madem karar alma yetkisi sende, sen de dik durmalıydın.
Translate from Turkish to English

Çok uzun süreli alma.
Translate from Turkish to English

Onu alma.
Translate from Turkish to English

Tom'a bir şey alma.
Translate from Turkish to English

Onu satın alma.
Translate from Turkish to English

Tom'u hafife alma.
Translate from Turkish to English

Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.

Bir köpeği nasıl eğiteceğini öğrenmek için zahmete girmeye hazır değilsen bir köpek alma.

Yanlış fikir alma.

Bir köpeğin keskin bir koku alma duyusu vardır.

Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir kredi alma sorunu olmadı.

İster al ister alma.

Daha fazla risk alma.

Belki yeni bir bilgisayar alma zamanınız geldi.

Artık bana hediye alma.

İyi koklayamıyorum. Koku alma duyumu yitirdim.

Annem bana yabancılardan şeker alma diye tembih etti.

Yeni bir araba satın alma niyetindeyim.

Benim koku alma duyum zayıflıyor.

Felsefe, hakikatten intikam alma sanatıdır.

Tom senin eski arabanı alma hakkında tereddüte düşüyor.

Artık bana hediye satın alma.

Kredi kartıyla alma!

Onu ciddiye alma. Bir şakaydı.

Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.

Notlar alma yerine bütün dersi orayı burayı karalayarak geçirdim.

Domuzlar kötü kokar ama çok iyi koku alma duyuları vardır.

Bu kitabı alma sebebim bu.

İlacınızı alma zamanı.

Onları hafife alma.

Onu hafife alma.

Onları asla hafife alma.

Onu asla hafife alma.

Onları çok ciddiye alma.

Onu çok ciddiye alma.

Kızımın adını ağzına alma.

Kendini çok ciddiye alma. Başka hiç kimse almıyor.

Gururunu ayaklar altına alma!

Sorunu hafife alma.

Karar alma zamanı.

Lütfen bunu hafiften alma.

Merkezi haber alma teşkilatı seni izliyor.

Artık bana çiçek alma.

Tom yeni bir araba alma hakkında hayal kurmaya devam ediyor.

Asla bir arabayı ödünç alma.

Yeni bir araba alma zamanın.

O bir araba daha alma hakkında şüpheye düşüyor.

Kendini çok ciddiye alma.

Bu iyi bir satın alma.

Gereksiz risk alma.

Parayı alma hakkında yalan söyledim.

Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?

Bu tabloyu satın alma; sahte.

Onu kendine örnek alma.

Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.

Kımıldama. Nefes bile alma.

Ben bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.

Başka insanların haklarını elinden alma hakkımı gasp etmeyi kesin.

Taksitle satın alma.

Arjantin devlet başkanı şekerin yüksek satın alma gücü olan insanların bir hastalığı olduğunu söyledi.

Bize bir şey alma.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English