Learn how to use alma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!
Translate from Turkish to English
Alma Ata benim favori şehrim!
Translate from Turkish to English
Lütfen onu satın alma.
Translate from Turkish to English
Sabahları duş alma alışkanlığım var.
Translate from Turkish to English
Bir köpeğin koku alma duygusu, bir insanınkinden çok daha keskindir.
Translate from Turkish to English
Hiç dikkate alma.
Translate from Turkish to English
Onu, o kadar ciddiye alma.
Translate from Turkish to English
Bir köpek keskin bir koku alma duyusuna sahiptir.
Translate from Turkish to English
Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.
Translate from Turkish to English
Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.
Translate from Turkish to English
O bir ev satın alma olasılığına bakıyordu.
Translate from Turkish to English
O bir ev satın alma olasılığına baktı.
Translate from Turkish to English
İyi notlar alma, çok çalışmayı gerektirir.
Translate from Turkish to English
İnsanlara güven, ama yabancılardan şeker alma.
Translate from Turkish to English
Bu sorunu ele alma biçimimizle ilgili Tom gerçekten ne düşünüyor?
Translate from Turkish to English
O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.
Translate from Turkish to English
O, yurtdışında eğitim alma amacına ulaştı.
Translate from Turkish to English
Tom koku alma duyusunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
Tom yeni bir kamyon alma fikrinden vazgeçti.
Translate from Turkish to English
Ofisteki herkes Tom'un sorunu ele alma şeklinden etkilendi.
Translate from Turkish to English
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.
Translate from Turkish to English
O yabancı bir araba satın alma amacı için çok çalıştı.
Translate from Turkish to English
Ev alma, komşu al.
Translate from Turkish to English
Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.
Translate from Turkish to English
Onu ciddiye alma.
Translate from Turkish to English
Hırsını benden alma.
Translate from Turkish to English
Nefes alma zorluğu vardı.
Translate from Turkish to English
İyi bir koku alma duyum var.
Translate from Turkish to English
Bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English
Bir ev alma fikrinden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English
Risk alma.
Translate from Turkish to English
Onların ev alma önerisi reddedildi.
Translate from Turkish to English
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.
Translate from Turkish to English
Zam alma umuduyla patrona gittim.
Translate from Turkish to English
Kilo alma.
Translate from Turkish to English
Yem alma.
Translate from Turkish to English
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Translate from Turkish to English
Tom'u çok ciddiye alma.
Translate from Turkish to English
Bunu kişisel olarak alma, Tom.
Translate from Turkish to English
Madem karar alma yetkisi sende, sen de dik durmalıydın.
Translate from Turkish to English
Çok uzun süreli alma.
Translate from Turkish to English
Onu alma.
Translate from Turkish to English
Tom'a bir şey alma.
Translate from Turkish to English
Onu satın alma.
Translate from Turkish to English
Tom'u hafife alma.
Translate from Turkish to English
Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
Bir köpeği nasıl eğiteceğini öğrenmek için zahmete girmeye hazır değilsen bir köpek alma.
Yanlış fikir alma.
Bir köpeğin keskin bir koku alma duyusu vardır.
Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir kredi alma sorunu olmadı.
İster al ister alma.
Daha fazla risk alma.
Belki yeni bir bilgisayar alma zamanınız geldi.
Artık bana hediye alma.
İyi koklayamıyorum. Koku alma duyumu yitirdim.
Annem bana yabancılardan şeker alma diye tembih etti.
Yeni bir araba satın alma niyetindeyim.
Benim koku alma duyum zayıflıyor.
Felsefe, hakikatten intikam alma sanatıdır.
Tom senin eski arabanı alma hakkında tereddüte düşüyor.
Artık bana hediye satın alma.
Kredi kartıyla alma!
Onu ciddiye alma. Bir şakaydı.
Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.
Notlar alma yerine bütün dersi orayı burayı karalayarak geçirdim.
Domuzlar kötü kokar ama çok iyi koku alma duyuları vardır.
Bu kitabı alma sebebim bu.
İlacınızı alma zamanı.
Onları hafife alma.
Onu hafife alma.
Onları asla hafife alma.
Onu asla hafife alma.
Onları çok ciddiye alma.
Onu çok ciddiye alma.
Kızımın adını ağzına alma.
Kendini çok ciddiye alma. Başka hiç kimse almıyor.
Gururunu ayaklar altına alma!
Sorunu hafife alma.
Karar alma zamanı.
Lütfen bunu hafiften alma.
Merkezi haber alma teşkilatı seni izliyor.
Artık bana çiçek alma.
Tom yeni bir araba alma hakkında hayal kurmaya devam ediyor.
Asla bir arabayı ödünç alma.
Yeni bir araba alma zamanın.
O bir araba daha alma hakkında şüpheye düşüyor.
Kendini çok ciddiye alma.
Bu iyi bir satın alma.
Gereksiz risk alma.
Parayı alma hakkında yalan söyledim.
Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?
Bu tabloyu satın alma; sahte.
Onu kendine örnek alma.
Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.
Kımıldama. Nefes bile alma.
Ben bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.
Başka insanların haklarını elinden alma hakkımı gasp etmeyi kesin.
Taksitle satın alma.
Arjantin devlet başkanı şekerin yüksek satın alma gücü olan insanların bir hastalığı olduğunu söyledi.
Bize bir şey alma.