Learn how to use altını in a Turkish sentence. Over 32 hand-picked examples.
Sayfanın altını oku.
Translate from Turkish to English
O, altını çaldığını itiraf etti.
Translate from Turkish to English
Onların yeteri kadar altını yoktu.
Translate from Turkish to English
O, koltuk altını tıraş etti.
Translate from Turkish to English
Bence yatağın altını kontrol etmelisin.
Translate from Turkish to English
Kanapenin altını kontrol etmen gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un altını nereye gömdüğünü bilmem gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un altını nereye gömdüğünü bilmeliyim.
Translate from Turkish to English
Tom cümlede en önemli kelime olduğunu düşündüğü şeyin altını çizdi.
Translate from Turkish to English
Bunlardan iki tanesini seçin ve altını çizin.
Translate from Turkish to English
Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.
Translate from Turkish to English
Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.
Translate from Turkish to English
Altını tut.
Translate from Turkish to English
Bebeğiniz pişiklere eğilimli ise, bebeğinizin altını temizledikten sonra bebek bezi kremi, toz veya vazelin uygulamak isteyebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Bebeğin bezini attıktan sonra, bebeğin altını bir mendille veya nemli bir bezle uygun şekilde temizlemen gerekecektir.
Translate from Turkish to English
Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.
Translate from Turkish to English
Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.
Translate from Turkish to English
Kutunun altını üstüne getirmemeye dikkat et.
Translate from Turkish to English
O altını istiyorum.
Translate from Turkish to English
Gece altını ıslatmış.
Translate from Turkish to English
Ali ocağın altını kıstı.
Translate from Turkish to English
Ali ocağın altını açtı.
Translate from Turkish to English
Annesi Ali'nin altını değiştirdi.
Translate from Turkish to English
Annesi Ali'nin altını temizledi.
Translate from Turkish to English
Altını pas almaz.
Translate from Turkish to English
Şu cadde senin, bu sokak benim, şehrin altını üstüne getirdik.
Translate from Turkish to English
Rüzgâr girmesin diye kapının altını süngerle izole ettik.
Translate from Turkish to English
Ayağının altını öpeyim, yardım et.
Translate from Turkish to English
Kitapta ilgimi çeken kısımları altını çizerek not ettim.
Translate from Turkish to English
Robert kamyonun altını aramaya başladı.
Translate from Turkish to English
Nezaket, kuyumcuların altını tel halinde incelttiği araçtan (haddeden) geçerek, senin boyunu posunu oluşturmuş. Şarap, şişeden süzülerek yanağındaki allığı oluşturmuş.
Translate from Turkish to English
Okuduğum zaman, parmaklarımla veya kalemle okuduğum yerin altını çizmem.
Translate from Turkish to English