Learn how to use ambulans in a Turkish sentence. Over 82 hand-picked examples.
Lütfen bir ambulans gönderin.
Translate from Turkish to English
Derhal bir ambulans geldi.
Translate from Turkish to English
Eğer ambulans biraz daha erken gelseydi Tom hayatta kalabilirdi.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırın.
Translate from Turkish to English
Ambulans çağırmak için telefonunu kullanmalıyım.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırmalıyım.
Translate from Turkish to English
Tom savaşta bir ambulans sürücüsüydü.
Translate from Turkish to English
Tom yaralandı! Bir ambulans çağır!
Translate from Turkish to English
Ambulans çağıracağım.
Translate from Turkish to English
Tom ambulans gelmeden önce öldü.
Translate from Turkish to English
Ambulans oraya gelemeden önce Tom ölmüştü.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans aramalı mıyım?
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırmamı ister misin?
Translate from Turkish to English
Ambulans kontrolünü kaybetti ve yayayı ezdi.
Translate from Turkish to English
Biri ambulans çağırsın!
Translate from Turkish to English
Ambulans gelene kadar Tom benimle kaldı.
Translate from Turkish to English
O, ambulans gelmeden önce öldü.
Translate from Turkish to English
Oh, buyur bakalım. Gördün mü? Tam olacağını söylediğim gibi oldu. Şimdi git ambulans çağır.
Translate from Turkish to English
Tom ambulans gelene kadar Mary ile kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom ambulans gelmeden önce kan kaybından öldü.
Translate from Turkish to English
Adam ambulans beklerken öldü.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırayım mı?
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırmam gerekiyor mu?
Translate from Turkish to English
Tom ambulans buraya gelmeden öldü.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırdınız mı?
Translate from Turkish to English
Henüz bir ambulans çağırmadınız mı?
Translate from Turkish to English
Ambulans çağırdın mı?
Translate from Turkish to English
Bana bir ambulans çağır.
Translate from Turkish to English
Tom ambulans oraya varmadan önce ölmüştü.
Translate from Turkish to English
Neden bir ambulans çağırmadın?
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağırdın mı?
Translate from Turkish to English
Zaten bir ambulans çağırdın mı?
Translate from Turkish to English
Ambulans çağırın lütfen.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağır lütfen.
Translate from Turkish to English
Tom bir kalp krizinden muzdaripti ve ambulans beklerken neredeyse ölüyordu.
Translate from Turkish to English
Ambulans yoğun bir caddenin ortasında bozuldu.
Translate from Turkish to English
Ne yazık ki ambulans çok geç geldi.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağıracağım.
Translate from Turkish to English
Sonunda bir ambulans geldi.
Translate from Turkish to English
Tom bir ambulans çağırmama izin vermedi bu yüzden onu hastaneye kendim götürdüm.
Translate from Turkish to English
Ben ambulans çağırmadım.
Translate from Turkish to English
Ateşli silah kurbanlarıyla dolu çok sayıda ambulans vardı.
Translate from Turkish to English
O yaralı! Ambulans çağır!
Translate from Turkish to English
Tom bir ambulans çağırdı.
Translate from Turkish to English
Ambulans kazadan birkaç dakika sonra geldi.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans istiyoruz.
Translate from Turkish to English
Bir ambulans çağır!
Translate from Turkish to English
Ambulans caddenin ortasında bozuldu.
Translate from Turkish to English
Hemen bir ambulans çağırdım.
Translate from Turkish to English
Ambulans çağıralım.
Translate from Turkish to English
Tom hemen bir ambulans çağırdı
Translate from Turkish to English
Birisinin ambulans çağırması gerekir mi?
Senin bir ambulans çağırman gerekir mi?
Bir ambulans çağırmamız gerekir mi?
Leyla, ambulans geldiğinde ölmüştü.
Tom, ambulans geldiğinde ölmüştü.
Leyla bir ambulans çağırdı.
Benimle kal Leyla. Ambulans geliyor.
Endişelenme. Ambulans yakında burada olacak.
Endişelenme. Ambulans kısa süre içinde burada olacak.
Tom ambulans oraya vardığında ölüydü.
Tom ambulans hastaneye gelmeden önce öldü.
Tom ambulans hastaneye gelmeden önce ölmüştü.
Tom, ambulans geldiğinde çoktan ölmüştü.
Ben bir ambulans şoförüyüm.
Tom hemen bir ambulans çağırdı.
Tom derhal bir ambulans çağırdı.
Tom, ambulans oraya varmadan öldü.
Sami bir ambulans çağıracak kadar endişeliydi.
Sami ambulans görevlisi idi.
Bir ambulans çağırmamız gerek.
Bir ambulans arayayım mı?
Ambulans çağırdım.
Tom ambulans şoförü.
Ambulans, aramamızın hemen ardından geldi.
Ambulans, biz çağırdıktan kısa süre sonra geldi.
Ambulans, acil durumlarda hastaları veya yaralıları hastaneye götürmek için özel ekipmanlarla donatılmış bir taşıttır.
Ambulans şoförlüğü yapıyorum.
Ambulans gelene kadar Tom, Mary'nin yanında kaldı.
Ambulans hemen geliyor.
Janos bir ambulans çağırdı.
Ambulans çağırın!