Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "anlaşmaya"

Learn how to use anlaşmaya in a Turkish sentence. Over 56 hand-picked examples.

Düşmanla anlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English

Hatırı sayılır bir tartışmadan sonra, alıcı ve satıcı anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bir anlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bir anlaşmaya varamadılar.
Translate from Turkish to English

Birçok Amerikalı anlaşmaya karşı çıktı.
Translate from Turkish to English

Daha çok şeyler hakkında aynı hisleri paylaşıyor gibi göründüğümüzden onunla anlaşmaya vardım.
Translate from Turkish to English

Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.
Translate from Turkish to English

İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Onları anlaşmaya teşvik etti.
Translate from Turkish to English

Ev işlerini paylaşmada anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Bir boşanma duyduğumuzda biz bunun o iki kişinin temel ilkeler üzerinde anlaşmaya varma yetersizliğinden kaynaklandığını varsayıyoruz.
Translate from Turkish to English

Anlaşmaya isteği dışında imza attırıldı.
Translate from Turkish to English

Öncelikle amaçlarla ilgili bir anlaşmaya varmamız gerekiyor. Sonrasında her şeyin ne kadar tutacağını ve nasıl ödeyebileceğimizi konuşabiliriz.
Translate from Turkish to English

Biz zaten bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Bir anlaşmaya vardığımıza sevindim.
Translate from Turkish to English

Onlar sözde bir anlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English

Bu karşılıklı anlaşmaya dayalıydı.
Translate from Turkish to English

Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.
Translate from Turkish to English

Bizimle anlaşmaya vardın.
Translate from Turkish to English

Biz anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Biz bir fiyat üzerinde bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

İki devletin bir anlaşmaya varması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Onunla anlaşmaya karar verdik.
Translate from Turkish to English

Onlar ateşkes şartları üzerinde anlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

Tom ve ben anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Sendika ve şirket yeni sözleşme konusunda anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

Herkes bir anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

Arabulucular iki taslak metin üzerinde anlaşmaya vardı, ama hala anlaşma sağlanamayan birçok konu var.
Translate from Turkish to English

İnşallah ortağım seninle anlaşmaya varabilir.
Translate from Turkish to English

Biz henüz anlaşmaya varmadık.
Translate from Turkish to English

Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.
Translate from Turkish to English

Onlar bir anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English

O onunla anlaşmaya geldi.
Translate from Turkish to English

Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.
Translate from Turkish to English

Anlaşmaya varmamız gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Biz toplantının sonunda bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Biz bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English

Bir anlaşmaya varmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Bu anlaşmaya nasıl vardık?
Translate from Turkish to English

Herhangi bir anlaşmaya vardınız mı?

Sonunda anlaşmaya vardık.

Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.

Tom ve ben bir anlaşmaya vardık.

Sami polislerle anlaşmaya varmayı umuyordu.

Sami, savcı ile anlaşmaya vardı.

Anadoluspor Ali'nin menajeriyle anlaşmaya vardı.

Bence onunla iyi anlaşmaya bak.

Şimdilik anlaşmaya varmak için çalışacağız.

Avrupa Komisyonu anlaşmaya yeşil ışık yaktı.

Taşınmaz ordu malları konusunda anlaşmaya varmaya yetecek kadar iyi mi?

Henüz bir anlaşmaya varılamadı.

Bir anlaşmaya ihtiyacımız var.

Cezayir'in bu konuda Fransa ile anlaşmaya varması gerekiyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English