Learn how to use anlaşmazlık in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Anlaşmazlık tamamen ortadan kalktı.
Translate from Turkish to English
Onun sonunda konuşma sanatı ve mantık ile ilgili , Socrates metodunda herhangi bir anlaşmazlık örneği ile biten ikincisinin sonunda iki küçük skeç vardı.
Translate from Turkish to English
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.
Translate from Turkish to English
Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English
Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?
Translate from Turkish to English
Dan ve Linda arasında bir anlaşmazlık vardı.
Translate from Turkish to English
Ben geldiğimde, anlaşmazlık kaynama noktasına ulaşmıştı.
Translate from Turkish to English
Yeni okulun yeri ile ilgili anlaşmazlık vardı.
Translate from Turkish to English
Sendika ve yönetim arasındaki anlaşmazlık bir greve yol açabilir.
Translate from Turkish to English
İkisinin arasında oldukça güçlü bir anlaşmazlık olduğu açıktır.
Translate from Turkish to English
Onlar arasında derin bir anlaşmazlık açıldı.
Translate from Turkish to English
Anlaşmazlık tırmanıyor.
Translate from Turkish to English
Son zamanlarda ofiste birçok anlaşmazlık oldu.
Translate from Turkish to English
Adalar üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle, Çin'deki birçok Japon işletmelerine saldırı yapıldı.
Translate from Turkish to English
Burada bir anlaşmazlık yok.
Translate from Turkish to English
Din ve bilim arasında büyük bir anlaşmazlık vardır.
Translate from Turkish to English
O her zaman patronuyla anlaşmazlık içinde.
Translate from Turkish to English
Bir anlaşmazlık görmüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben bir anlaşmazlık yaşadık.
Translate from Turkish to English
Rakip defansın arasındaki anlaşmazlık sonrasında Ali araya girip skoru 2-0'a getirdi.
Translate from Turkish to English
İki oyuncu serbest vuruşu kimin kullanacağı konusunda anlaşmazlık yaşadı.
Translate from Turkish to English
Adalar hakkındaki anlaşmazlık, Çin'de bazı Japon karşıtı protestolara yol açtı.
Translate from Turkish to English
Barış; anlaşmazlık ve çekişmenin hiç olmaması değil, onlarla başa çıkma becerisidir.
Translate from Turkish to English
Birçok konuda anlaşmazlık yaşadık.
Translate from Turkish to English
İsrail ile Suriye arasındaki anlaşmazlık tırmanıyor.
Translate from Turkish to English
İsrail ile Suriye arasındaki anlaşmazlık daha da kötüleşti.
Translate from Turkish to English