Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "anne"

Learn how to use anne in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İyi geceler, anne.
Translate from Turkish to English

O, anne babasının sözünü dinler.
Translate from Turkish to English

O, anne babasına sadıktır.
Translate from Turkish to English

O, anne babasına itaatkardır.
Translate from Turkish to English

Anne her zaman sabahları erken kalkar.
Translate from Turkish to English

Anne mutfakta yiyor.
Translate from Turkish to English

Anne ve baba çocuklarına yalan söylemenin yanlış olduğunu öğretir.
Translate from Turkish to English

Onlar her zaman anne ve babalarına itaat etmiyorlar.
Translate from Turkish to English

Anne sevgisi en muhteşem şeydir.
Translate from Turkish to English

Anne, onu nasıl yapacağını hâlâ hatırlıyor musun?
Translate from Turkish to English

Anne pastayı üç parçaya böldü.
Translate from Turkish to English

Birçok anne-baba çocuklarıyla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English

O, anne ve babası tarafından iyi yetiştirildi.
Translate from Turkish to English

O, en azından haftada bir kez anne ve babasına yazdı.
Translate from Turkish to English

O, anne ve babasının bilgisi olmadan evlendi.
Translate from Turkish to English

Onun anne ve babasına büyük sevgisi var.
Translate from Turkish to English

O anne ve babasına derinden bağlıdır.
Translate from Turkish to English

O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.
Translate from Turkish to English

Er ya da geç her anne-baba çocukları ile kuşlar ve arılar hakkında bir konuşma yapmak zorundadır.
Translate from Turkish to English

Anne geçen Pazar bana güzel bir elbise aldı.
Translate from Turkish to English

Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Anne az önce alışverişe gitti.
Translate from Turkish to English

Anne Alice'in onu takip etmesini belirtti.
Translate from Turkish to English

Anne mağazaya alışverişe gitti.
Translate from Turkish to English

Anne akşam yedide evde olmamız gerektiğinde ısrar ediyor.
Translate from Turkish to English

Anne bir bıçakla peyniri kesti.
Translate from Turkish to English

Anne bir somun ekmek aldı.
Translate from Turkish to English

Anne biraz ekmek almak için şehre gitti.
Translate from Turkish to English

Anne bebek-bakıcısından çocukları gözlemesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Anne henüz akşam yemeğini pişirmedi.
Translate from Turkish to English

Anne fil nehirde yavrusunu yıkadı.
Translate from Turkish to English

Anne üniversitedeki kızını özledi.
Translate from Turkish to English

Anne iki şişe portakal suyu aldı.
Translate from Turkish to English

Anne bebeğinin yanında yatakta yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Anne, çocuğunu kucağına aldı.
Translate from Turkish to English

Anne ağlayan bebeğini sakinleştiriyordu.
Translate from Turkish to English

Anne pastayı sekiz parçaya böldü.
Translate from Turkish to English

Anne geçen Perşembeden beri hastadır.
Translate from Turkish to English

Anne kedi yavrularını korudu.
Translate from Turkish to English

Mary'nin anne ve babası onun yaz planlarını veto etti.
Translate from Turkish to English

Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.
Translate from Turkish to English

Işıl ışıl gülümseyen anne, bebeğine elini uzattı.
Translate from Turkish to English

Ben iyi bir anne değildim.
Translate from Turkish to English

O, anne ve babasının onu izlediğini fark etti.
Translate from Turkish to English

O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.
Translate from Turkish to English

Neden Amerikalı anne ve babalar çocuklarını övüyorlar?
Translate from Turkish to English

Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.
Translate from Turkish to English

Dikkatli olun anne, onlar size doğru geliyor.

Şimdi Tom anne-babasına çok bağlı.

Tom'un anne-babası onun nişanı ile ilgili onu tebrik ettiler.

Tom anne-babasının evinden taşınacak.

Evdeki yaşlı anne-babanı düşünmen gerekir.

Tom hâlâ anne ve babasına bağlıdır

Tom'un hatırlayabildiği kadarıyla, anne ve babası kiloluydu.

Bazı anne-babalar, çocuklarının ders kitaplarındaki çıplak resimler hakkında şikâyette bulundu.

Anne ve babasının her ikisi de iyi.

Anne ve babası bir otel çalıştırıyor.

Anne ve babası gezisinin lehinde idi.

Anne ve babası onu bir yürüyüş için götürdüler.

Anne ve babası her Pazar kiliseye giderler.

Anne ve babasının dışında, hiç kimse şüpheliyi savunmadı.

Anne niçin köpeği yıkıyor?

Anne Henry'nin önerisini kabul etti.

Kate Anne kadar uzun değil.

Bob anne ve babasına nadiren yazar.

Bob Anne ile konuşmaya çalıştı, ama yapamadı.

Telefon çalmaya başladığında, Anne evden ayrılmak üzere idi.

Anne partimize gelmeyecektir.

Anne, yüzmeye gidebilir miyim?

Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.

Onun anne ve babası öldü.

O benim için bir anne gibidir.

Anne bebeğini öptü.

Anne tek başına yaşıyor.

Kate Anne kadar uzun değildir.

Anne ve babasının her ikisi de iyiler.

Anne Henry'nin teklifini kabul etti.

Anne her gün evde kalır.

Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebeveynlerini övmek, bu anne babaya saygının en büyük ifadesidir.

Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.

Anne bağırdı.

Yüzmeye gidebilir miyim, anne?

Babam sana yardım etmemi söyledi, Anne.

Akşam yemeğini ne zaman yiyeceğiz, Anne?

Anne bebeğini dudaklarından öptü.

Anne babana benden selam söyle.

Anne babanı mutlu etmelisin.

John'un anne babası onun güvende olduğunu duydukları için rahatlamış görünüyorlardı.

Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum, Anne.

Anne babası bebeklerine Akira adını verdi.

Anne-babamla tanışmanı istiyorum.

Anne-babamıza bakılmalıdır.

Anne bebeğini yatağa yatırdı.

Anne tarafında iki teyzesi var.

Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.

Anne babası Almanya'dan geliyor.

Anne tarafında üç kuzenim var.

Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.

Anne çocuklara sessiz olmalarını söyledi.

İyi bir anne olmak sana göre ne anlama geliyor?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English