Learn how to use apaçık in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Apaçık ortadadır ki, insan davranışları çevre için radyasyondan daha tehlikelidir.
Translate from Turkish to English
Aslında tarih, bizim yapmamızdan ötürü bize ait değildir. Uzun zaman önce kendi kendimize sınav yapma süreci ile birbirimizi anlardık, şimdi birbirimizi ailede, toplumda ve yaşadığımız devlette apaçık bir yolla anlıyoruz.
Translate from Turkish to English
Geçmişe bakıldığında, çöplerimizi evlerimize çok yakın yakmamamız gerektiği apaçık ortadadır.
Translate from Turkish to English
Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğu apaçık.
Translate from Turkish to English
Tom apaçık hastaydı.
Translate from Turkish to English
Hatalı olduğun apaçık.
Translate from Turkish to English
O, apaçık ortadadır.
Translate from Turkish to English
Sanırım bu apaçık, değil mi?
Translate from Turkish to English
Apaçık görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı apaçık kırdı.
Translate from Turkish to English
Sosyal hizmetleri aramak zorunda kaldık. Bu apaçık bir çocuk ihmali olayıydı.
Translate from Turkish to English
Onun beni sevdiği apaçık.
Translate from Turkish to English
O apaçık, açıklamana gerek yok.
Translate from Turkish to English
Bu apaçık bir durumdur.
Translate from Turkish to English
Bu apaçık bir hata.
Translate from Turkish to English
Belki de o apaçık değildi.
Translate from Turkish to English
Tom'un gözleri apaçık.
Translate from Turkish to English
Hâlâ apaçık hatırlıyorum. Yedi ya da sekiz yıl önceydi. Tam olarak nerede? Sen de orada mıydın?
Translate from Turkish to English
Bu apaçık.
Translate from Turkish to English
Bir şey apaçık yanlış.
Translate from Turkish to English
Hepimiz öleceği için, bunun ölmemizi engellememesi apaçık.
Translate from Turkish to English
Bu apaçık o, bir yarım akıllı, sadece ona bakıyor.
Translate from Turkish to English
Cevap apaçık görünüyor.
Translate from Turkish to English
Bu apaçık görünebilir ama senin kendi yazdığın cümleler en doğal görünüyor.
Translate from Turkish to English
"Apaçık" matematikteki en tehlikeli sözcüktür.
Translate from Turkish to English
Apaçık ortada.
Translate from Turkish to English
Elemanımızın az olduğu apaçık.
Translate from Turkish to English
Yalan söylediğin apaçık.
Translate from Turkish to English
Bu yapacak apaçık bir şey gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kapıyı apaçık buldum.
Translate from Turkish to English
Kullanılan araçların ulaşılan amaçların doğasını belirlemesi gibi basit ve apaçık bir sebep dolayısıyla amaçlar araçları meşru kılamaz.
Translate from Turkish to English
Bu apaçık ortadaydı.
Translate from Turkish to English
İsrail'in Gazze'de yaptığı apaçık bir savaş suçudur.
Translate from Turkish to English