Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "araç"

Learn how to use araç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu ikinci el araç satılıktır.
Translate from Turkish to English

Bu ikinci el araç yeni kadar iyi.
Translate from Turkish to English

O ithal bir araç sürer.
Translate from Turkish to English

Sizi istasyonda karşılayacak bir araç ayarladık.
Translate from Turkish to English

Bugüne kadar icat edilmiş en önemli araç nedir?
Translate from Turkish to English

En sevdiğin araç hangisidir?
Translate from Turkish to English

Alkollü araç sürme suçunu kabul ettikten sonra geçen yıl beş gün hapishanede yattı.
Translate from Turkish to English

Çalınan araç otoparkta bulundu.
Translate from Turkish to English

Polis alkollü araç kullanmaktan onu tutukladı.
Translate from Turkish to English

İki araç ayrı ayrı geçerken ikisini de ayrı ayrı selamladım.
Translate from Turkish to English

Sence senin önerdiğin araç mı iyiydi yoksa ilk araç mı iyiydi?
Translate from Turkish to English

Birçok Rus'un araç kamerası vardır.
Translate from Turkish to English

Kaçmak için başka bir araç yok.
Translate from Turkish to English

Araç kiralamak en iyi seçenekti.
Translate from Turkish to English

Hiç araç ile çiğnendin mi?
Translate from Turkish to English

Tom çok hızlı araç kullanır.
Translate from Turkish to English

Bu dayanıklı ve güvenilir bir araç.
Translate from Turkish to English

O ehliyetsiz araç kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom dün araç ile bir köpek ezdi.
Translate from Turkish to English

Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.
Translate from Turkish to English

Araç 15 dakika da bir geliyor.
Translate from Turkish to English

Araç hareket halindeyken inme.
Translate from Turkish to English

Tom araç ile ezildi.
Translate from Turkish to English

Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
Translate from Turkish to English

O, bir ikinci el araç satıcısı.
Translate from Turkish to English

Bu araç sonunda başarılı bir aile arabası oldu.
Translate from Turkish to English

Yan yatan bir araç geçişi engelledi.
Translate from Turkish to English

Kaza olduğunda araç dört kişi taşıyordu.
Translate from Turkish to English

Çocuklar için bir araç tutması ilacı istiyorum.
Translate from Turkish to English

Her iki araç da alev aldı.
Translate from Turkish to English

Dedem artık araç kullanmıyor.
Translate from Turkish to English

Yedi tane araç tahrip edildi.
Translate from Turkish to English

Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.
Translate from Turkish to English

Bu lastik izleri orta boy bir araç tarafından yapıldı.
Translate from Turkish to English

Tom araç sürüyor.
Translate from Turkish to English

Araç kullanırken yola odaklanmalısın.
Translate from Turkish to English

Araç kullanmak için 18 yaşın üstünde olmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Tom çok yavaş araç kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.
Translate from Turkish to English

Geçen yıl bir kaza atlattı ama yine de dikkatsizce araç kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Okulun arkasındaki araç park yeri hemen hemen boş.
Translate from Turkish to English

Bu komik görünümlü araç İngiliz olmalı.
Translate from Turkish to English

Araç telefonunu ödünç alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Geçen bir araç bir su birikintisine çarptı ve üstüme su sıçrattı.
Translate from Turkish to English

O bir araç sürmeyebilir.
Translate from Turkish to English

Hey, araç navigasyon sisteminin kullanım kılavuzunu nereye koydun?

Tom bir ikinci el araç satıcısıydı.

Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.

Ekranın alt kısmındaki araç çubuğunu görebiliyor musun?

Araç kullanmak zorundaysan içki içmemelisin.

Tom otoparka bırakılan bir çekici araç gördü.

Tom iş için araç kullanır.

O çok hızlı araç kullanır.

Yaşlı adam araç tarafından ezildi ve hemen hastaneye götürüldü.

Tom sarhoş olarak araç kullanıyor olduğunu söyledi.

Yedi araç haczedildi.

Tom'un arabasında bir araç kamerası vardır.

Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.

Sen ve senin önündeki araç arasında yeterli açıklık olmalı.

Sürücü, önündeki araç hareket etmediği için bağırıyordu.

Tom ikinci el araç satıcısı.

Tom kullanılmış araç satıcısıdır.

Neden bir araç satın almıyorsun?

Bir araç kiralamak istiyorum.

Aynı anda telefonda konuşmak ve araç kullanmak tehlikelidir.

Sen araç kullanamazsın.

Prensip olarak, her araç için bir park yeri olmalıdır. Uygulamada, bu doğru değildir.

Yirmi beş kişilik bir araç var mı?

O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.

O dikkatsiz araç kullanmaktan hoşlanır.

O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.

Araç yolunun küreklenmesi gerekir.

Araç sigorta belgelerini imzalamak için bir kaleme ihtiyacım var.

İçki içtiğin için araç kullanamazsın.

Yolun sol tarafında araç kullanma konusunda deneyimim yok.

Hızlı araç kullanıyorum.

Ben araç kullanmıyorum.

Bu yolda ne kadar hızlı araç kullanabilirsin?

Bu yolda yasal olarak ne kadar hızla araç kullanabilirsin?

Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.

Işıklarınızın çalıştığından emin olmak için araç kullanmadan önce otomobilinizi kontrol edin.

Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.

Ben asla araç sürmeyi öğrenmedim.

Uzun mesafe araç kullanamam.

Bir iş sadece geçinmek için bir araç değildir.

Ben araç sürmekten hoşlanırım.

Benim gelinime söyle; kürek, balta, testere, tüm araç-gereçleri yığsın.

Leyla sanki yolun sahibiymiş gibi araç sürüyor.

Leyla sadece araç sürmeye devam etti.

Leyla araç sürmeye devam etti.

Leyla dikkatle araç kullanıyor.

Leyla dikkatli bir biçimde araç sürüyor.

Araç sürmeyi öğrenmek istemiyor musun?

Leyla yanlış yönde araç kullanıyordu.

Leyla yaklaşık bir mil daha araç sürdü.

Araç kutum bağajda.

Tom buraya bugünkü toplantıya gelmek için bütün gece araç sürdü.

Şimdi araç kullanabilirim.

Tom, araç kaputunda kendine bir yumurta kızarttı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English