Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "arazi"

Learn how to use arazi in a Turkish sentence. Over 78 hand-picked examples.

Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.
Translate from Turkish to English

O çok fazla arazi tutuyor.
Translate from Turkish to English

Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.
Translate from Turkish to English

Bu arazi Tom'a aittir.
Translate from Turkish to English

Arazi çok fazlaya mal olmadı.
Translate from Turkish to English

Uzakta arazi gördüm.
Translate from Turkish to English

Dük bir sürü arazi tutuyor.
Translate from Turkish to English

Bu arazi Bay Ikeda'ya aittir.
Translate from Turkish to English

Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.
Translate from Turkish to English

Bir arazi aracına ihtiyacım yok.
Translate from Turkish to English

Bu arazi kimin?
Translate from Turkish to English

Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
Translate from Turkish to English

Arazi 8 parçaya bölündü.
Translate from Turkish to English

Bu arazi iyi ürün verir.
Translate from Turkish to English

Bu arazi benim mülkiyetimdir.
Translate from Turkish to English

Arazi dağlık.
Translate from Turkish to English

İnsanlar arazi sahibi olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Bu yıl arazi ekili değil.
Translate from Turkish to English

Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.
Translate from Turkish to English

Bu arazi bize ait.
Translate from Turkish to English

Bu arazi onlara ait.
Translate from Turkish to English

Bu arazi bana ait.
Translate from Turkish to English

Bu arazi ona ait.
Translate from Turkish to English

Japonya'da arazi fiyatları çok yüksektir.
Translate from Turkish to English

Bu arazi okula ait.
Translate from Turkish to English

Bu arazi kraliyet ailesi'ne aittir.
Translate from Turkish to English

Japonya'da arazi fiyatları çok yüksek.
Translate from Turkish to English

Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.
Translate from Turkish to English

Bizim arazi devralınıyor.
Translate from Turkish to English

Tom Boston'a yakın biraz arazi aldı.
Translate from Turkish to English

Neden bu arazi geliştirilmedi?
Translate from Turkish to English

Neden bu arazi henüz gelişmedi?
Translate from Turkish to English

Arazi bir köy oldu.
Translate from Turkish to English

Biraz arazi almam gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.
Translate from Turkish to English

Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.
Translate from Turkish to English

Düz arazi hiçbir dağ veya tepeye sahip değildir.
Translate from Turkish to English

Tom üç yıl önce satın aldığı arazi üzerinde bir ev inşa etti.
Translate from Turkish to English

Kimse ülkemden arazi satın almak istemedi.
Translate from Turkish to English

Bu ev ve bu arazi benimdir!
Translate from Turkish to English

Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.
Translate from Turkish to English

Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.
Translate from Turkish to English

Benim emekliliğim için sekiz dönüm arazi satın aldım.
Translate from Turkish to English

Bu arazi parçası hiçbir şeye değmez.
Translate from Turkish to English

Dan annesinden miras kalan arazi üzerinde vergilendirilmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Arazi çok verimlidir.
Translate from Turkish to English

Arazi fiyatları yükselecek gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.
Translate from Turkish to English

Dan, Nevada'da bir dönüm arazi satın aldı.

Arazi bir park haline dönüştürüldü.

Onlar birçok arazi sahibiler.

Tom, Boston yakınlarında arazi aldı.

Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.

O, bir ev inşa etmek amacıyla arazi satın aldı.

Bu arazi parçası benim malımdır.

Arazi neredeyse tamamen yabani böğürtlen çalılarla kaplanmıştı.

Bu arazi halkım için kutsaldır.

Arazi bir gecekondu oldu.

Burada satılık bir arazi var mı?

Yabancı bir arazi yok; yalnızca yabancı olan seyyah budur.

Arazi güzel yeşil çimlerle kaplıdır.

Gökdelenler ve çok katlı binalar çok verimli bir arazi kullanımıdır.

Görünüşe göre, bütün bu arazi Tom'a ait.

Ben Boston yakınlarında biraz arazi satın aldım.

Bu arazi ona aittir.

Bu arazi Tom'undur.

Tom'un sınıfı geçen pazartesi bir arazi gezisine çıktı.

Arazi burada düz.

Ali arazi oldu.

Tom'a arazi miras kaldı.

Uzay arazi arabaları, Mars yüzeyinde en az 90 gün dayanacak şekilde dizayn edilmişlerdi.

Yanni, Cezayir'de daha fazla arazi satın alıyordu.

Arazi şu anda karla örtülü.

Bölgenin imar planı değişince dededen kalma zeytinlikleri, otel ve turistik tesis yapmak için müteahhitlerin kapmaya hatta çökmeye çalıştığı bir kupon arazi hâline geldi.

Arazi küçük, iz ara.

İşte, bu evlerin olduğu yerler, ekilebilir arazi idi.

Bu arazi dağlarla doludur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English