Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "arkadaş"

Learn how to use arkadaş in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onlar arkadaş mı?
Translate from Turkish to English

Twitter, gerçek bir arkadaş değildir.
Translate from Turkish to English

Onun kız kardeşi ile ben iyi arkadaş olacağız.
Translate from Turkish to English

Arkadaş seçerken dikkatli olmalısın.
Translate from Turkish to English

Sana ihtiyacı olan insanlarla bile arkadaş olabilirsin.
Translate from Turkish to English

İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.
Translate from Turkish to English

Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.
Translate from Turkish to English

Aynı kolejde okumaları sebebiyle en iyi arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Koru yakıldı, alevler yükseldi, ve kısa sürede bayan Askew ve arkadaş şehitleriyle ilgili geriye kalan bütün şey dökülen bir küller yığınıydı.
Translate from Turkish to English

Bay White ve ben arkadaş değiliz, sadece tanışıyoruz.
Translate from Turkish to English

Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.
Translate from Turkish to English

Amerika'da onunla arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.
Translate from Turkish to English

O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

Gerçek bir arkadaş ender bir kuş gibidir.
Translate from Turkish to English

Tom'u bir arkadaş olarak görüyorum.
Translate from Turkish to English

Bir arkadaş bulan bir hazine bulur.
Translate from Turkish to English

Zengin arkadaş ona soğuk davrandı.
Translate from Turkish to English

Meg birçok yeni arkadaş edindi.
Translate from Turkish to English

Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile arkadaş.
Translate from Turkish to English

Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.
Translate from Turkish to English

Onlar, caddenin karşısındaki yeni komşuları ile arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.
Translate from Turkish to English

Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.
Translate from Turkish to English

Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Az para, birkaç arkadaş.
Translate from Turkish to English

Tom oteldeki asansör operatörü ile iyi arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Biz Tom'la arkadaş olduk.
Translate from Turkish to English

O, partide Tom'la arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

Tom Boston'da yaşarken Mary ile arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary hemen arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary çok iyi arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

O bir erkek arkadaş bulmuş gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile arkadaş olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom sadece arkadaş olmak istedi. Ancak, Mary çok daha fazlasını istedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un geniş bir arkadaş çevresi var.
Translate from Turkish to English

Tom arkadaş edinmede zorluk çekiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile arkadaş oldu.
Translate from Turkish to English

Eski bir arkadaş yarın beni ziyaret edecek.
Translate from Turkish to English

Bir arkadaş sahibi olmanın tek yolu bir arkadaşının olmasıdır.

Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.

Arkadaş birbirlerine yardımcı olmalıdır.

Bir arkadaş az sayıda hazine kadar çok değerlidir.

Bir arkadaş, yarın evimizde oynamak için geliyor.

O, bir arkadaş değil ama bir tanıdıktır.

Arkadaş olarak, ben bir fikir verdim.

Ben bir arkadaş ile alışverişe gittim.

Arkadaş yoktu.

Çok arkadaş edindim.

O bana iyi bir arkadaş olmuştur.

Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.

O gerçekten hoş bir arkadaş fakat ondan hoşlanmıyorum.

Tom arkadaş canlısı bir adam gibi görünüyor..

Biz Jane ile arkadaş edindik.

Bir arkadaş istiyorum.

Onun birkaç arkadaş var.

Onlar arkadaş kaldı.

Biz her zaman arkadaş olacağız.

Ben onunla arkadaş oldum.

Her zaman arkadaş olalım.

Sonsuza kadar arkadaş olalım.

Sanırım arkadaş olabiliriz.

Onlarla arkadaş olduk.

Ben çok sayıda arkadaş edindim.

Tom çok iyi bir arkadaş.

Onlar iyi arkadaş kaldı.

Onlarla okul festivalinde arkadaş oldum.

Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.

O, çok iyi bir arkadaş değildir.

O, güzel bir arkadaş gibi görünüyor.

Birkaç arkadaş onu uğurladılar.

Yarın bir arkadaş uğrayacak.

Çok sayıda arkadaş beni uğurlamaya geldiler.

O, onun sadece bir arkadaş olmasını istiyor.

Sakin olur musun, arkadaş?

Biz ebediyen arkadaş olacağız.

Arkadaş olalım.

Arkadaş edinmeyi zor buldu.

El sıkışalım ve arkadaş olalım.

Nancy ile arkadaş olmak istiyorum.

Gerçek bir arkadaş bana yardım ederdi.

Arkadaş edinme sanatını bilir.

Onunla arkadaş olmaya çalıştı.

Sanırım hiç arkadaş olmaması iç karartıcı.

Anlaşmazlığı giderdiler ve tekrar arkadaş oldular.

Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.

Tom arkadaş edinmeyi zor buldu.

Kız kardeşinle arkadaş olmak istiyorum.

Tanıştığı herkesle arkadaş olur.

Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaş.

İlkokulda arkadaş oldular.

Onlar benim teknik okuldan arkadaş.

Yurt dışından bir öğrenci ile arkadaş oldum.

Yeni öğretmen öğretmenden çok bir arkadaş gibi.

Gerçek bir arkadaş farklı davranırdı.

Eski bir arkadaş ziyaret için evime geldi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English