Learn how to use artış in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked examples.
İşsizlikteki bu artış, durgunluğun bir sonucudur.
Translate from Turkish to English
Nüfusta sürekli bir artış vardı.
Translate from Turkish to English
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.
Translate from Turkish to English
Trafik kazalarının sayısında artış var gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Geçen yıl fiyatlarda makul bir artış vardı.
Translate from Turkish to English
İthalattaki hızlı artış bizi şaşırttı.
Translate from Turkish to English
Bugün Dow Jones ortalama iki puanlık artış ilan etti.
Translate from Turkish to English
Görünüşe göre, biz iki ay içerisinde bir artış alacağız.
Translate from Turkish to English
Geçen yıl fiyatlarda keskin bir artış vardı.
Translate from Turkish to English
Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.
Translate from Turkish to English
Cinayetlerin sayısında bir artış olmuştur.
Translate from Turkish to English
Dünya nüfusunda hızlı bir artış var.
Translate from Turkish to English
Sıcaklıklarda bir artış beklenmektedir.
Translate from Turkish to English
Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.
Translate from Turkish to English
Toptan fiyatlarda bir artış oldu.
Translate from Turkish to English
Burada nüfusta hızlı bir artış oldu.
Translate from Turkish to English
Büyük bir artış oldu.
Translate from Turkish to English
Çocuk suçluluğundaki artış ciddi bir sorundur.
Translate from Turkish to English
Artan iyileşme, artış görülecek kadar geniş olduğu sürece iyidir.
Translate from Turkish to English
Terör olaylarındaki artış gerçekten de sinir bozucu.
Translate from Turkish to English
Yüzyılın sonuna gelindiğinde, dünya sıcaklıkta çarpıcı bir artış yaşamış olacak.
Translate from Turkish to English
Analistler bir artış bekliyorlardı.
Translate from Turkish to English
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.
Translate from Turkish to English
Bugün bir artış aldım.
Translate from Turkish to English
Gıda fiyatlarındaki artış iktidarı tehdit etmeye başladı.
Translate from Turkish to English
Fiyatlardaki artış büyük ölçüde tefecilikten kaynaklanmaktadır.
Translate from Turkish to English
Yaşam maliyetindeki amansız artış, sosyal huzursuzluğa yol açabilir.
Translate from Turkish to English
Gezegenin atmosferinin alt katmanlarının ortalama sıcaklığında bir artış kaydedildi.
Translate from Turkish to English