Learn how to use artar in a Turkish sentence. Over 19 hand-picked examples.
Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.
Translate from Turkish to English
Para, güçle doğru orantılı olarak artar mı?
Translate from Turkish to English
Yakın tarihe göz atmak bu oyunu çözmeye yeter de artar bile değil mi?
Translate from Turkish to English
Beni birazcık sevin bu bana yeter de artar bile.
Translate from Turkish to English
Yaş ilerledikçe evde kalma riski artar.
Translate from Turkish to English
Umarım ki Tatoeba'daki doğru cümlelerin sayısı artar.
Translate from Turkish to English
Gelir vergisi oranı maaş artışı ile orantılı olarak artar.
Translate from Turkish to English
Zaman geçerken bilgelik artar.
Translate from Turkish to English
Basınç arttıkça sıcaklık artar.
Translate from Turkish to English
Bence birimiz yeterde artar bile.
Translate from Turkish to English
Aşk elmas gibidir. Hiçbir zaman değerini kaybetmez. Bilakis, zaman ilerledikçe değeri artar.
Translate from Turkish to English
Semptomlarım yaşla birlikte artar.
Translate from Turkish to English
Kıta sahanlığının altında batma meydana geldikçe deprem olasılığı da artar.
Translate from Turkish to English
İnsanın parası arttıkça düşmanı, ilmi arttıkça dostu artar.
Translate from Turkish to English
Güzel insanın mutluğu başkasını mutlu ettiği zaman artar.
Translate from Turkish to English
Umarım maaşım artar.
Translate from Turkish to English
Devlet yurtları ne kadar az olursa tarikat yurtlarına talep de mecburen o kadar artar. Gençlerin yurt sorunundaki en büyük etkenlerden biri de bu.
Translate from Turkish to English
Faiz düştüğünde, paradan para kazanan dışında kimsenin kaybı olmaz. Kur dediğin bugün artar yarın düşer. Enflasyon dediğin bugün artar yarın düşer.
Translate from Turkish to English
Birini beğenmek için yufka bir yürek yeter de artar bile.
Translate from Turkish to English