Learn how to use arzusu in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un Boston'a gitme arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un Fransızcayı konuşmayı öğrenme arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Amerikalıların sadece savaşmak için herhangi bir arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Eğitimin zorunlu karakteri çocukların içinde öğrenme arzusu geliştirmek için çeşitli şekillerde çalışmaya adanmış işlerin çokluğunda nadiren analiz edilir.
Translate from Turkish to English
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom kaçma arzusu hissetti.
Translate from Turkish to English
Onun arzusu iyi bir öğretmen olmaktır.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary ile tartışma arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom'un Fransızca öğrenme arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom'un Boston'da yaşama arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom'un tek başına evde kalma arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Tanrı ile konuşma arzusu saçmadır. İdrak edemediğimiz birisiyle konuşamayız.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'yi öpme arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Öğrenme arzusu .ocuklarda zaten var, büyükler yok etmemeli.
Translate from Turkish to English
Tom'un sinemaya gitmek için hiçbir arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Herkesin bir arzusu vardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un son arzusu oğlunun her şeyi miras olarak almasıydı.
Translate from Turkish to English
Gökyüzünde bir kuş gibi uçma arzusu uçağın icadına ilham oldu.
Translate from Turkish to English
Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?
Translate from Turkish to English
Mary'nin bir zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English
Onların zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English
Benim anavatanımla bağlarımı yenilemek arzusu hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Pencere açmaktan kaçının; Sırtımda hava akımlarını hissetmek için büyük arzusu yok.
Translate from Turkish to English
Genç kızların narin şekiller için arzusu güçlüdür.
Translate from Turkish to English
Onun adalet için bastırılamaz bir arzusu var.
Translate from Turkish to English
Onun oynamak için gizli bir arzusu vardır.
Translate from Turkish to English
Onun zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English
Saplantılı servet arzusu, insanlık tarihinin büyük yıkıcı güçlerinden biri olmuştur.
Translate from Turkish to English
Sami'nin onu yapmak için hiç arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom'un Boston'a geri dönme arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Pek çok yönetmen anlam ve sanatsallığı öne çıkarma arzusu taşıyan filmler çekmek istese de Hollywood'a kök salmış statüko buna izin vermez.
Translate from Turkish to English