Learn how to use asılı in a Turkish sentence. Over 45 hand-picked examples.
Masanın üzerinde asılı bir lamba vardı.
Translate from Turkish to English
Resim baş aşağı asılı.
Translate from Turkish to English
Resim baş aşağı asılı idi.
Translate from Turkish to English
Resim duvarda asılı.
Translate from Turkish to English
Şöminemin üstünde asılı duran tabloyu bana veren kişi Tom'du.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'ye ait duvarında asılı birkaç fotoğrafı vardı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.
Translate from Turkish to English
Tom'un her zaman omuzunda asılı bir sırt çantası vardır.
Translate from Turkish to English
Onun resimleri duvarda asılı.
Translate from Turkish to English
Duvarımda büyükannemin bir resmi asılı.
Translate from Turkish to English
Üniformamda asılı fotoğrafın ismine bakmadım mı sanıyorsun?
Translate from Turkish to English
Resim duvarda asılı duruyor.
Translate from Turkish to English
Hayatı pamuk ipliğine asılı.
Translate from Turkish to English
Tom bana duvarımda asılı duran resmi kimin yaptığını sordu.
Translate from Turkish to English
O duvarda asılı.
Translate from Turkish to English
Tom şöminenin üzerinde asılı resmin çok para edebileceğini düşündü.
Translate from Turkish to English
Duvarda asılı bir takvim var.
Translate from Turkish to English
Onların şapkaları orada asılı.
Translate from Turkish to English
Toplantı odasının duvarında birçok resim asılı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin duvarda asılı bir resmini gördü.
Translate from Turkish to English
Gözlem yetkileri üzerine bir deney sırasında, bu birimde iki yıl yaşamasın rağmen Tom oturma odası duvarında asılı resimlerden hiçbirini tanımlayamadı.
Translate from Turkish to English
Gözlem gücüyle ilgili bir deneyde, Tom evinde iki yıldır oturmasına rağmen, oturma odasının duvarında asılı resimlerin hiçbirini tarif edemedi.
Translate from Turkish to English
Dan'ın yatağın üzerinde asılı bir fotoğrafı vardı.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse resmin baş aşağı asılı olduğunu fark etmedi.
Translate from Turkish to English
Tom'un duvarda asılı bir fotoğrafı vardı.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary duvarda asılı aynada kendilerini gördüler.
Translate from Turkish to English
Sandalye çok yüksekti ve kendimi havada asılı bacaklarım ile buldum.
Translate from Turkish to English
Ailemin bir çerçeveli fotoğrafı masamın üstünde asılı.
Translate from Turkish to English
Kimse resmin baş aşağı asılı olduğunu fark etmedi.
Translate from Turkish to English
Resimler büyük odada asılı.
Translate from Turkish to English
Er ya da geç, iflaslar başımızın üzerinde asılı ve biz hepimiz dilenciler gibi parasız öleceğiz.
Translate from Turkish to English
Tom'un duvarında asılı av sahnesini tasvir eden bir resmi var.
Translate from Turkish to English
Takvim duvarda asılı duruyor.
Translate from Turkish to English
Dünya sadece uzayda asılı duran bir küredir.
Translate from Turkish to English
Duvarımda asılı birkaç tablom var.
Translate from Turkish to English
Saat duvarda asılı.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit'i garajda asılı buldu.
Translate from Turkish to English
Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.
Translate from Turkish to English
Uçurtma ağaçta asılı kaldı.
Translate from Turkish to English
Biri ölür, önce çok üzülmezsiniz. Ama daha sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu içinize oturur.
Translate from Turkish to English
Korona virüsü havada asılı kalmıyor.
Translate from Turkish to English
Karının parası kapıya asılı eşya gibidir. Girersin yüzüne vurur, çıkarsın yüzüne vurur.
Şapkaları orada asılı duruyordu.
Orda askıya asılı bornozu gördün mü?
Avize tavanda asılı.