Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "atmak"

Learn how to use atmak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Pul koleksiyonuna bir göz atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben çok üzgünüm. Niyetim sana tekme atmak değildi.
Translate from Turkish to English

Broşüre hızla göz atmak.
Translate from Turkish to English

Gazeteye sadece göz atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Eve bir göz atmak için gideceğim.
Translate from Turkish to English

Tek yaptığı kızların önünde hava atmak.
Translate from Turkish to English

Hava atmak için benimle İngilizce konuştu.
Translate from Turkish to English

Pencereden dışarı bir şeyler atmak yasaktır.
Translate from Turkish to English

Tom eski video kaset çalarını atmak yerine satmaya çalıştı fakat hiç kimse onu almadı bu yüzden sonunda onu attı.
Translate from Turkish to English

Beni tehlikeye atmak senin hoşuna gidiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'u işten atmak zorundaydım.
Translate from Turkish to English

Tom'u işten atmak için otoritem yok.
Translate from Turkish to English

Yakın tarihe göz atmak bu oyunu çözmeye yeter de artar bile değil mi?
Translate from Turkish to English

Bunu riske atmak zorunda olacağız.
Translate from Turkish to English

Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.
Translate from Turkish to English

Bağırmak ve çığlık atmak seni hiçbir yere götürmez.
Translate from Turkish to English

Bunu riske atmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!
Translate from Turkish to English

Yüzüne yumruk atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun yüzüne yumruk atmak istedim.
Translate from Turkish to English

Bir göz atmak ister misiniz?
Translate from Turkish to English

Hayatımı riske atmak istemem.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı adımlar atmak gerekmektedir.
Translate from Turkish to English

Bundan geri adım atmak söz konusu değildir.
Translate from Turkish to English

İçeri girip odalara bir göz atmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Çığlık atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ona bir göz atmak istiyor mu?
Translate from Turkish to English

Kafadan atmak!
Translate from Turkish to English

Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.
Translate from Turkish to English

Yakında bir şey ortaya atmak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Onu dışarı atmak istemiyordum.
Translate from Turkish to English

Onu atmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu atmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom sadece hava atmak istedi.
Translate from Turkish to English

O kadar kabasın ki sana yumruk atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bana atmak için bir şey ver.
Translate from Turkish to English

Onu atmak istemedim.
Translate from Turkish to English

Seni asla bir tehlikeye atmak istemedim.
Translate from Turkish to English

Tüm bunu atmak istediğinden emin misin?
Translate from Turkish to English

Onu atmak istediğinden emin misin?
Translate from Turkish to English

Sadece etrafa göz atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom çığlık atmak için ağzını açtı.
Translate from Turkish to English

Belki göz atmak istersin.
Translate from Turkish to English

Tom'a dayak atmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu riske atmak istemiyoruz.
Translate from Turkish to English

Kendimi tehlikeye atmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir göz atmak istediğini düşündüm.
Translate from Turkish to English

Senin bir göz atmak isteyeceğini düşündüm.
Translate from Turkish to English

Sadece kendimi riske atmak istemedim.

Etrafa bir göz atmak istiyorum.

Eşyalarımın çoğunu atmak zorunda kaldım.

Ben onların ikisi arasında yazı tura atmak zorunda kaldım.

Defans oyuncuları için birçok gol atmak alışılmadık bir şeydir.

Tom onu odanın karşısına atmak ister.

Gerçekten, cüce atmak olimpik bir spordur!

Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.

Çocukların poposuna tokat atmak doğru mu?

Onu başarmak için kendini tehlikeye atmak zorunda kalacaksın.

Araba sürerken mesaj atmak tehlikelidir.

Bunu yaptırmak için kendini tehlikeye atmak zorundasın.

Daha fazla gol atmak istiyorum.

Ben sadece bunu riske atmak zorunda olacağım.

İlk adımı atmak zorundasın.

Mesaj atmak istiyorum ama gözlerim ağrıyor.

Birkaç adım geri atmak isteyebilirsin.

Tom bir şey atmak istemedi.

Tom gelecekte ona ihtiyacı olabileceğini düşündüğünden dolayı bir şey atmak istemedi.

Eşyaları dışarı atmak zordur.

Ona yumruk atmak istiyorum.

Lütfen ne zaman isterseniz içeri gelip sergimize bir göz atmak için tereddüt etmeyin.

Buna bir göz atmak ister misin?

Bir sonraki adımı atmak istiyoruz.

İçine bir göz atmak istiyorum.

Tom sadece hava atmak istiyor.

Buna göz atmak isteyebilirsin.

İlk adımı atmak için istekli olmalıyız.

Çığlık atmak üzereyim.

Yol geçerken mesaj atmak tehlikelidir.

O kadar kızgınım ki çığlık atmak ve her şeyi kırmak istiyorum!

Tom, web'e göz atmak için Safari'yi kullanır.

Tom, internete göz atmak için İnternet Explorer kullanıyor.

Şimdi bu saati kurtaracak hiçbir şey yok, onu atmak daha iyi.

Bütün bunları atmak istiyor musun?

Bir göz atmak istemiyor musun?

Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.

Treni kaçırmayı riske atmak istemedim, bu yüzden istasyona bir saat önce geldim.

Belki onu başımdan atmak için bir şey yaptım.

Tom tüm bu şeyleri atmak istiyor.

Sami, Leyla'yı dışarı atmak istedi.

Görülüyor ki, verdiğimiz kararın uygulanmasını sağlamak için ulusun daha alışmadığı sorunlara el atmak gerekiyordu.

Ali stres atmak için poligona gidip atış yaptı.

Hava kirliliğini önlemek için adımlar atmak zorundayız.

Tom'u aklımdan atmak istiyordum.

Çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemek sayılır.

Bilgisayara format atmak gerekiyor.

Stres atmak için internetten biraz alışveriş yaptım.

Demlerken içine biraz karanfil atmak çaya hoş bir aroma veriyor.

Yere çöp atmak medeni bir davranış değil.

"Tüm bu hurdayı atmak istemiyor musun?" - "Büyükannem izin vermez.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English