Learn how to use avuç in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
Dizlerimi bükmeden avuç içlerimi yere değdirebilirim.
Translate from Turkish to English
Tom kaseden bir avuç patlamış mısır aldı.
Translate from Turkish to English
Sadece bir avuç dolusu insan gerçeği biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
Translate from Turkish to English
Tom avuç içini okuttu.
Translate from Turkish to English
Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.
Translate from Turkish to English
Tom eğildi ve bir avuç dolusu kum aldı.
Translate from Turkish to English
Tom cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.
Translate from Turkish to English
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.
Translate from Turkish to English
Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız.
Translate from Turkish to English
Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.
Translate from Turkish to English
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
Translate from Turkish to English
Avuç içlerim terliydi.
Translate from Turkish to English
Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.
Translate from Turkish to English
Bu ülke hepimize ait, sadece bir avuç milyardere ait değil.
Translate from Turkish to English
Benim avuç içlerim nemli.
Translate from Turkish to English
Avuç içini okuyayım.
Translate from Turkish to English
Oğlan bir avuç yer fıstığı topladı ve onları küçük bir kutuya koydu.
Translate from Turkish to English
Bir avuç salak işte!
Translate from Turkish to English
Ortada bir avuç Türk'ün yaşadığı bir ata yurdu kalmıştı.
Translate from Turkish to English
Her sikim hıyar diyene bir avuç tuzla koşma.
Translate from Turkish to English
Bir avuç bal arısı, bin eşek arısına değerdir.
Translate from Turkish to English
Memleketi "Bir Avuç Dolar" filmine, gariban halkı da kovboy filmlerindeki "tumbleweed" dedikleri rüzgârda oradan oraya yuvarlanan kurumuş çalıya çeviriyorlar.
Translate from Turkish to English