Learn how to use ayaklanma in a Turkish sentence. Over 10 hand-picked examples.
İngiltere'deki ayaklanma dehşet verici.
Translate from Turkish to English
Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
Translate from Turkish to English
Bir ayaklanma patlak verdi.
Translate from Turkish to English
1990'ların başında, ayaklanma daha yoğun oldu.
Translate from Turkish to English
Sosyalist ayaklanma papaya ait sarayı kamulaştırdı.
Translate from Turkish to English
Ayaklanma, hedeflerine ulaşmakta başarısız oldu.
Translate from Turkish to English
Ayaklanma şiddetle bastırıldı.
Translate from Turkish to English
Ayaklanma ezildi.
Translate from Turkish to English
Yurt içinde örgütler kurarak ayaklanma ve başkaldırmalara yol açmak, ulusal bilinci işlemez kılmak, yabancı devletlerin işe karışmalarını kolaylaştırmak gibi haince girişimler, derneğin bu gizli kolunca yönetilmekteydi.
Translate from Turkish to English
Aleksandr Peçerskiy, Nazi imha kampında başarılı bir ayaklanma düzenlemeyi başaran tek kişi.
Translate from Turkish to English