Learn how to use büyümüş in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Onu son kez gördüğümden beri Shelly gerçekten büyümüş.
Translate from Turkish to English
O bir Amerikalı, ama o Japonya'da doğmuş ve büyümüş olduğu için, oldukça akıcı bir şekilde Japonca konuşabiliyor.
Translate from Turkish to English
O, adeta, büyümüş bir bebek.
Translate from Turkish to English
Tom şimdi büyümüş.
Translate from Turkish to English
Tom evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.
Translate from Turkish to English
Onun kızı, artık eski kıyafetleri gelmeyecek kadar büyümüş.
Translate from Turkish to English
O, Avustralya'da büyümüş.
Translate from Turkish to English
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.
Translate from Turkish to English
Hepsi şiddet ortamında büyümüş.
Translate from Turkish to English
Büyümüş de küçülmüş.
Translate from Turkish to English
Tom tamamen büyümüş.
Translate from Turkish to English
Bak, Mozart dinleyerek büyümüş domatesler!
Translate from Turkish to English
Ben Boston'da büyümüş bir adam tanırdım.
Translate from Turkish to English
Tom'un göz bebekleri büyümüş.
Translate from Turkish to English
Tom kilisede şarkı söyleyerek büyümüş gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'da büyümüş bir kadınla evlidir.
Translate from Turkish to English
Kimsesizler yurdunda büyümüş.
Translate from Turkish to English
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen mükemmel İngilizce konuşabiliyor.
Translate from Turkish to English
Japonya'da büyümüş olmasına karşın mükemmel İngilizce konuşabiliyor.
Translate from Turkish to English
Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık, sevilmeyi beklerken beklemeyi sevmişiz.
Translate from Turkish to English