Learn how to use büyür in a Turkish sentence. Over 22 hand-picked examples.
Elmalar ağaçlarda büyür.
Translate from Turkish to English
Bitkiler büyür.
Translate from Turkish to English
Medeniyet, bir çocuğa benzer ki; dünyaya gelir, rüşdüne erer, büyür, ihtiyarlar ve sonunda da ölür.
Translate from Turkish to English
Onları yalnız bıraksan bile, çocuklar büyür.
Translate from Turkish to English
O tekrar büyür.
Translate from Turkish to English
El tırnakları ayaklarınkinden yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.
Translate from Turkish to English
Bitkiler Güneş'e doğru büyür.
Translate from Turkish to English
El tırnakları ayak tırnaklarına göre yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.
Translate from Turkish to English
Mutluluk paylaşılarak büyür.
Translate from Turkish to English
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.
Translate from Turkish to English
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.
Translate from Turkish to English
Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.
Translate from Turkish to English
Bedenler yavaş yavaş büyür, çabucak ölür.
Translate from Turkish to English
Arpa ve buğday köyün etrafındaki tarlalarda büyür.
Translate from Turkish to English
Yapraklar dallarda büyür.
Translate from Turkish to English
Bir erkek çocuğunun iştahı çok hızlı büyür.
Translate from Turkish to English
Sessizlik kanser gibi büyür.
Translate from Turkish to English
Aşk, her öpücükle, her dokunuşla, her kavga ve her uzlaşmayla büyür.
Translate from Turkish to English
Tatoeba günde yüzlerce, hatta binlerce cümle oranında büyür.
Translate from Turkish to English
Karpuz yata yata büyür.
Translate from Turkish to English
İçimizdeki pozitif duyguları çevremizle paylaşırsak yayılıp büyür.
Translate from Turkish to English
Tom büyür.
Translate from Turkish to English