Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "başını"

Learn how to use başını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.
Translate from Turkish to English

Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.
Translate from Turkish to English

O, yaşlı bir kadın gibi başını eğip yürüdü.
Translate from Turkish to English

Popülerlik başını döndürdü.
Translate from Turkish to English

Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom başını tıraş etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye başını derde sokmayacağına söz verdi.
Translate from Turkish to English

Tom utançla başını eğdi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin başını beladan kurtardı
Translate from Turkish to English

Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.
Translate from Turkish to English

Tom başını tekrar derde sokmadan önce, o sadece zaman meselesidir.
Translate from Turkish to English

Büyükbabam başını salladı ve gülümsedi.
Translate from Turkish to English

Tom'la yakından ilgilenin ve onun başını derde sokmadığından emin olun.
Translate from Turkish to English

Paul kızardı ve başını çevirdi.
Translate from Turkish to English

Alice utanç içinde başını eğdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.
Translate from Turkish to English

Başını salladı.
Translate from Turkish to English

O, başını kaldırdı.
Translate from Turkish to English

O başını öne eğerek cevap verdi.
Translate from Turkish to English

O, onun başını belaya soktu.
Translate from Turkish to English

O utançla başını eğdi.
Translate from Turkish to English

O, geçerken bana başını salladı.
Translate from Turkish to English

O, başını yastığa koydu.
Translate from Turkish to English

O, bana başını salladı.
Translate from Turkish to English

O, başını salladı.
Translate from Turkish to English

Başını eğerek teşekkür etti.
Translate from Turkish to English

O, başını yukarı aşağı salladı.
Translate from Turkish to English

Başını ileri geri salladı.
Translate from Turkish to English

Başını bir sütuna çarptı.
Translate from Turkish to English

Alışkanlık nedeniyle başını kaşıdı.
Translate from Turkish to English

Başını pencereden çıkardı.
Translate from Turkish to English

Sorumu yanıtlamak için başını salladı.
Translate from Turkish to English

Başını derde sokmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Başını yastığa koydu.
Translate from Turkish to English

Başını tavana çarptı.
Translate from Turkish to English

Anlayıp anlamadığını sorduğumda başını salladı.
Translate from Turkish to English

Başını kaldırdı ve ona baktı.
Translate from Turkish to English

Başını annesinin omuzunda dinlendirdi.
Translate from Turkish to English

Onun başını desteklemek için birkaç yastık getirdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.
Translate from Turkish to English

Tom başını salladı.
Translate from Turkish to English

Başını öne eğdi.
Translate from Turkish to English

Onun özgün fikirleri daha tutucu arkadaşlarıyla başını defalarca belaya soktu.
Translate from Turkish to English

Onun yeni fikirleri daha tutucu iş arkadaşlarıyla sık sık başını derde sokuyor.
Translate from Turkish to English

Başını eğ!
Translate from Turkish to English

Onlar sessizce başını salladı.
Translate from Turkish to English

Tom başını sallayarak evet dedi.
Translate from Turkish to English

Tom isteksizce başını salladı.
Translate from Turkish to English

Tom anlayışla başını salladı.
Translate from Turkish to English

Tom düşünceli şekilde başını salladı.
Translate from Turkish to English

Tom sempatik şekilde başını salladı.
Translate from Turkish to English

Tom yavaşça başını salladı.

Tom hafifçe başını salladı.

Tom sessizce başını salladı.

Tom hızla başını salladı.

Tom kibarca başını salladı.

Tom bir kez başını salladı.

Tom iyiyim diye başını salladı.

Tom sinirli bir biçimde başını salladı.

Tom bilerek başını salladı.

Tom hemen başını salladı.

Tom tereddütle başını salladı.

Tom şevkle başını salladı.

Tom cesaret verecek şekilde başını salladı.

Tom yine başını salladı.

Tom onaylayarak başını salladı.

Tom onaylamak için başını salladı.

Tom olumlu olarak başını salladı.

Başını pencereden dışarı çıkardı.

Başını onun göğsüne yasladı.

Katip başını salladı bu yüzden kadın bir çek yazdı ve onu teslim etti.

Başını pencereden çıkarma.

Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.

Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.

Tom başını kaşıdı.

Tom Mary'ye hafifçe başını salladı.

Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.

Tom'a üşüyüp üşümediğini sordum ama o başını salladı.

Tom daha önce başını belaya soktu.

Tom sadece başını salladı ve bir şey söylemedi.

Başını tıraş eden bir arkadaşım var.

Başını yüksek tut.

Düştü ve bir kayaya başını çarptı.

Tom arabanın çatısına başını çarptı.

Mary başını onun omzuna dayadı.

Başını belaya sokmaya değmez.

Başını ağrıtmaya değmez.

Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.

Başını derde sokmasını istemiyorum.

Tom başını bir ağaç dalına çarptı.

Ona merhaba dediğimde asla yanıtlamaz; yalnızca başını eğer.

Annesi başını sallayarak kıkırdadı.

Onaylama işareti olarak başını salladı.

Bir konuşma dinlerken başını sallama alışkanlığı vardır.

Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.

Köpeğin başını okşadı.

Tom başını kullandı.

Başını suya daldırıp çıkar.

Salonu dolduran hemen herkes, başını sallayarak Tom'u onaylıyordu.

Tom gözlerini kapadı ve başını salladı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English