Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "başarılı"

Learn how to use başarılı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Manchester United, hem Premier League'de hem de İngiltere'de en başarılı takımlardan biridir.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
Translate from Turkish to English

Başarılı olmayı umuyordu.
Translate from Turkish to English

İşte başarılı oldum.
Translate from Turkish to English

O iş dünyasında başarılı olmak için ne gerekliyse sahip.
Translate from Turkish to English

Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Translate from Turkish to English

Sınavında başarılı olacaksan, sıkı çalışmalısın.
Translate from Turkish to English

Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.
Translate from Turkish to English

Başarılı bir iş adamı olmanın hayalini kurardım.
Translate from Turkish to English

Biz onun başarılı olmasını bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Elinden geleni yaparsan başarılı olursun.
Translate from Turkish to English

Elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, başarılı olursunuz.
Translate from Turkish to English

O zamanla başarılı olacak.
Translate from Turkish to English

Tüm çabaları ile, o başarılı olamadı.
Translate from Turkish to English

Kampanya başarılı oldu ve o seçimi kazandı.
Translate from Turkish to English

Plan başarılı olmadı.
Translate from Turkish to English

İtalya'da kampanyanın başarılı olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Yardımınız olmasaydı, ben başarılı olamazdım.
Translate from Turkish to English

John babasının şirkette başarılı olacağından emin.
Translate from Turkish to English

O, oğlunun başarılı olduğunu öğrendiği için çok mutlu oldu.
Translate from Turkish to English

Benim iş başarılı.
Translate from Turkish to English

Tom bu günlerde başarılı.
Translate from Turkish to English

Ben onun tavsiyesi sayesinde başarılı oldum.
Translate from Turkish to English

O tekrar tekrar denedi, ancak başarılı olamadı.
Translate from Turkish to English

Hayatta herkesin isteği başarılı olmaktır.
Translate from Turkish to English

Delegeler başarılı olmadan doksan beş kez oy kullandı.
Translate from Turkish to English

O başarılı olmayı hak ediyor.
Translate from Turkish to English

Mücize onun macerada başarılı olmasıdır.
Translate from Turkish to English

Tom o kadar çok başarılı değil.
Translate from Turkish to English

Tom başarılı olmak için gerekli niteliklere sahip.
Translate from Turkish to English

Tom başarılı olmak için gereken niteliklere sahip.
Translate from Turkish to English

Tom bir bıçakla sakalını düzeltmeyi denemeye karar verdi, fakat çok başarılı değildi.
Translate from Turkish to English

Senin planın başarılı olacağı kesin.
Translate from Turkish to English

Başarılı olmayı hak ediyorsun.
Translate from Turkish to English

Başarılı olup olmayacağın çabalarına bağlıdır.
Translate from Turkish to English

Eğer en iyi ayağınızı öne koyarsanız, başarılı olursunuz.
Translate from Turkish to English

Böyle bir insan başarılı olmalıdır.
Translate from Turkish to English

Bu koşullar altında biz başarılı olamayız.
Translate from Turkish to English

Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom başarılı bir fotoğrafçı oldu.
Translate from Turkish to English

Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.
Translate from Turkish to English

O başarılı olmak istedi.

Onun başarılı olacağını düşünüyorum.

Başarılı mı yoksa başarısız mı olacak.

Sanırım başarılı olmayacak.

Hiçbirimiz başarılı olmadık.

Tom başarılı bir kimse olmak istiyor.

Oğlu kesinlikle başarılı olacak.

O, muhtemelen başarılı olmayacak.

Deney başarılı olacak mı?

Plan başarılı olacaktır.

Planınız kesinlikle başarılı olacak.

Hayatta herkes başarılı olmaz.

İlk denememde başarılı oldum.

O, başarılı şekilde ona gerçeği söyletti.

Siz her zaman çocuklarınızın hayatta başarılı olmaları için yardım edecek şeyleri yaparak zaman harcamalısınız.

O, kesinlikle başarılı olacak.

Başarılı olacağından eminim.

O, başarılı bir avukat oldu.

Ben onun başarılı olacağından oldukça eminim.

Mary çalışmalarında başarılı oldu.

Muvaffak, Türkçede başarılı olmak anlamına gelen eski bir kelimedir.

Başarılı olacağına emin oldukları bir savaş planları vardı.

Soyadı "Joobs" olsaydı, Steve Jobs'un şimdiki kadar başarılı olacağını mı düşünüyorsun?

Onun yerine soyadı "Joobs" olsa, Steve Jobs'un şimdiye kadar başarılı olduğu kadar başarılı olacağını düşünür müsün?

Benim inancım onun başarılı olacağıdır.

Çok çalışırsa, başarılı olur.

Başarılı olmayı planlıyorsan, daha çok çalış.

Onlar asla çok başarılı olmamıştı.

Başarılı olmayı istiyor gibi görünmüyor.

Sınavı çok başarılı bir biçimde geçtim.

Onun başarılı olacağından şüphem yok.

Onun bir avukat olarak başarılı olacağını düşünüyorum.

Anlaşmazlığı çözmede başarılı olduk.

Şimdiye kadar her şey başarılı.

Başarılı olmayı ummuştu ama olmadı.

Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.

Çok çalışmazsan, başarılı olmazsın.

Onların planının başarılı olacağını sanmıyorum.

Sıkı çalışmayla, planlarınız başarılı olacaktır.

Onun başarılı olma ihtimali var.

Başarılı bir şekilde yeni bir iş bulabildiler.

Çok çalışmazsan, başarılı olamazsın.

Chester Arthur başarılı bir avukattı.

Okulda en başarılı olduğum ders matematik idi.

Ne yazık ki, onun başarılı olacağına inanmıyorum.

Hayalim Holivud'da bir aktör olarak başarılı olmaktır.

Başarılı olacaksın.

Tom başarılı mı?

O başarılı bir bankacı.

Başarılı mıydın?

Yardım etmeseydin, başarılı olamazdım.

Nefret ettiğin bir şeyde başarılı olmaktansa sevdiğin bir şeyde başarısız olmanın daha iyi olduğunu içtenlikle düşünüyorum.

Ona hakikati söyletmekte başarılı oldu.

Ben senin başarılı olmana sevinirim.

Tom başarılı bir mimar olmak istiyor.

Onun işinde başarılı olacağını düşünüyorum.

Ruh doktorları bilgi vermede çok başarılı değil.

Matematiğin her dalında başarılı mıyım? Analitik geometrim sence nasıl?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English