Learn how to use başkası in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.
Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.
Translate from Turkish to English
O, Tom'dan başkası değil.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.
Translate from Turkish to English
Ancak bir gün gelir de, biri size bir başkası hakkında "O muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmiş." derse, o kişiyi bulup "Siz muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsiniz." deyin.
Translate from Turkish to English
Başkası için riske girmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English
İşi o kabul etmezse, başkası eder.
Translate from Turkish to English
Başkası için hiçbir zaman şarkı söylemedim.
Translate from Turkish to English
Başkası vardı.
Translate from Turkish to English
Otobüsü başkası sürüyor ve otobüs çok tehlikeli gidiyor.
Translate from Turkish to English
O, başkası adına yazı yazıyor.
Translate from Turkish to English
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.
Translate from Turkish to English
Bence sorunuzu başkası yanıtlasın.
Translate from Turkish to English
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.
Translate from Turkish to English
Benim sevdiğimle benden başkası konuşamaz.
Translate from Turkish to English
Neden bir başkası yapamıyor bunu?
Translate from Turkish to English
En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.
Translate from Turkish to English
Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.
Translate from Turkish to English
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.
Translate from Turkish to English
Bu ondan başkası değil.
Translate from Turkish to English
Yardım edebilecek bir başkası var desem?
Translate from Turkish to English
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.
Translate from Turkish to English
Sen kaybedersen başkası kazanır.
Translate from Turkish to English
Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.
Translate from Turkish to English
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman Mary'yi eleştiriyor ve onu başkası sanıyor.
Translate from Turkish to English
Benim başkası olduğumu düşündükleri açık.
Translate from Turkish to English
Sizin için imkansız olan şey başkası için çok iyi mümkün olabilir.
Translate from Turkish to English
Ben mantıklı bir kişi değilim ve başkası da öyle değil.
Translate from Turkish to English
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.
Translate from Turkish to English
Gaybı Allah'tan başkası bilemez.
Translate from Turkish to English
Sen kendini sevemiyorsan, başkası da sevmez.
Translate from Turkish to English
Bunu Tom'dan başkası yapmaz.
Translate from Turkish to English
Anonim olmayan kartları başkası kullanamaz.
Translate from Turkish to English
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, biraz da salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Translate from Turkish to English
Yaptıklarının çoğunun ileride ne kadar gereksiz olduğunu göreceksin, özellikle de bir başkası için yaptıklarının. O yüzden birisi için bir şey yapacaksan en minimumda yap.
Translate from Turkish to English
Türk ata bindiği zaman attan ne zaman ineceğini Allah'tan başkası bilemez.
Translate from Turkish to English
İki başkası da aynı cezayı almıştı.
Translate from Turkish to English
Bunu Tom'dan başkası beceremez.
Translate from Turkish to English
Senin için başkasından vazgeçen, bir gün başkası için de senden vazgeçebilir.
Translate from Turkish to English