Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "başlamak"

Learn how to use başlamak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.
Translate from Turkish to English

Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.
Translate from Turkish to English

Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.
Translate from Turkish to English

Derhal başlamak zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Derhal başlamak için sabırsızlanıyorlar.
Translate from Turkish to English

Erken başlamak daha iyi olur muydu?
Translate from Turkish to English

Ben başlamak için hazırım.
Translate from Turkish to English

O başlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English

O, başlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English

Onlar başlamak üzereler.
Translate from Turkish to English

Biz erken başlamak için anlaştık.
Translate from Turkish to English

Başlamak için işaret bekliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Onlar erken başlamak için aynı fikirdeler.
Translate from Turkish to English

Konser başlamak üzeredir.
Translate from Turkish to English

O, bize başlamak için sinyal verdi.
Translate from Turkish to English

Sanırım ev ödevimle ilgili çalışmaya başlamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.
Translate from Turkish to English

Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.
Translate from Turkish to English

Başlamak üzereydim.
Translate from Turkish to English

Erken başlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ne zaman başlamak istersin?
Translate from Turkish to English

Başlamak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Başlamak üzereler.
Translate from Turkish to English

Başlamak üzereyiz.
Translate from Turkish to English

Başlamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Oyun başlamak üzere.
Translate from Turkish to English

Toplantı başlamak üzere.
Translate from Turkish to English

Aslında hemen şu an başlamak iyi bir fikir olabilir.
Translate from Turkish to English

Hemen geri gelmek zorundaydık çünkü okul başlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English

Hepimiz bir yerde başlamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Çalışmaya başlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Başlamak istiyorsanız başlayabilirsiniz ama sorumluluk tamamen size ait.
Translate from Turkish to English

Ne kadar şiddetli kar yağarsa yağsın yolculuğuma başlamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir hayata başlamak istiyordu.
Translate from Turkish to English

Başlamak için dürüst olmalısın.
Translate from Turkish to English

Mümkün olduğu kadar çabuk başlamak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Fransızca öğrenmeye başlamak istiyorum. Çalışmak için bana biraz malzeme tavsiye edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Deney başlamak zorunda.
Translate from Turkish to English

Eğer burada durursak, baştan başlamak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Hemen başlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Çalışmaya başlamak için hazır mısınız?
Translate from Turkish to English

Öğrenmeye başlamak için asla çok erken değildir.
Translate from Turkish to English

Tom para biriktirmeye başlamak zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Maalesef tekrar başlamak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

İşe başlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Yeni bir iş aramaya başlamak için karar verdim.
Translate from Turkish to English

En kısa sürede başlamak zorunda.
Translate from Turkish to English

Şimdi sakıncası yoksa başlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Güne başlamak için güzel bir fincan kahveden daha iyi bir şey yoktur.

Başlamak her zaman zordur.

O gelmese bile, biz başlamak zorunda kalacağız.

Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?

Tom, belki başlamak istersin.

Zayıflamak için en iyisi biraz spor aktivitesine başlamak.

Tasarruf etmeye başlamak güvenli emekliliğe doğru ilk adımdır.

Geçmişi unutmak ve yeniden başlamak zorundasın.

Başlamak bitirmenin yarısıdır.

Nerede başlamak istiyorsun?

Şimdi gerçekten başlamak zorundayım.

Maç başlamak üzere.

Hepimiz bir yerden başlamak zorundayız.

Kilo kaybetmek için diyete başlamak zorundayım.

Valentina sekiz yaşındayken 1945 yılında okula başladı. O, 1953 yılında bir tekstil fabrikasında çalışmaya başlamak için okulu bıraktı.

Ne kadar sürede başlamak istersin?

Tom başlamak için neden şimdiye kadar bekledi?

Çalışmaya başlamak zorundayım.

Yeniden başlamak için çok yaşlıyım.

Seninle görüşmeye başlamak istiyorum.

Başlamak için yeterli bilginiz var mı?

Eğer geçmişte bir kez daha hayata yeniden başlamak için dönebilseydin, hangi yaşta dönmek isterdin?

Kim başlamak ister?

Tom başlamak üzere.

Öğrenci merkezi konuşmalara başlamak için iyi bir yer.

Bayanlar ve baylar yakında inişimize başlamak üzereyiz.

Tom iş aramaya başlamak istiyor.

Fransızca öğrenmeye başlamak istiyorum bana bir öğrenme metodu tavsiye eder misin?

Başlamak istiyorum.

Şimdi başlamak istiyorum.

Söylentilere başlamak istemiyorum.

Ne zaman başlamak istiyorsun?

Biz sensiz başlamak istemedik.

Başlamak zorundasın!

Bitiremeyeceğim bir şeye başlamak istemiyorum.

Doğruyu söylemeye başlamak isteyebilirsin.

Bir yerde başlamak zorundayım.

Bir yerden başlamak zorundayız.

Başlamak için endişeliyim.

Tom tekrar baştan başlamak zorundaydı.

Söylentilere başlamak istemiyoruz.

İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.

Baştan başlamak istiyorum.

Tom bir işe başlamak için parasını tasarruf ediyor.

Üzgünüm, sen olmadan toplantıya başlamak istemedik.

Bu başlamak için iyi bir yer.

Şimdi yemeye başlamak üzereydik.

Bir yerde başlamak zorundasın.

Bu muhtemelen başlamak için kötü bir yol.

Herkes bir yere başlamak zorunda.

Bir mektuba başlamak her zaman zordur.

Başlamak mücadelenin ​​yarısıdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English