Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "başlangıç"

Learn how to use başlangıç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.
Translate from Turkish to English

Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
Translate from Turkish to English

İyi bir başlangıç ​​yapmak savaşın yarısıdır.
Translate from Turkish to English

İyi bir başlangıç iyi bir bitiş yapar.
Translate from Turkish to English

Tom sadece bir başlangıç düzeyinde.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir başlangıç yapabilmeyi diliyor.
Translate from Turkish to English

Tom bu sabah geç bir başlangıç yaptı.
Translate from Turkish to English

Biz erken bir başlangıç yaptık.
Translate from Turkish to English

Sürücüler başlangıç çizgisindeler ve gitmek için çok istekliler.
Translate from Turkish to English

Hayatında yeni bir başlangıç yapmalısın.
Translate from Turkish to English

Her sonun bir başlangıç olduğunu biliyordu.
Translate from Turkish to English

Bu harika bir başlangıç!
Translate from Turkish to English

O iyi bir başlangıç.
Translate from Turkish to English

İdeal bir hayatın peşindeyiz, bunun sebebi içimizde onun için başlangıç ve olasılığa sahip olmamızdır.
Translate from Turkish to English

Başlangıç için fena değil.
Translate from Turkish to English

Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.
Translate from Turkish to English

Hadi yeni bir başlangıç yapalım.
Translate from Turkish to English

Kötü bir başlangıç yaptık.
Translate from Turkish to English

İyi bir başlangıç, işi yarı yarıya bitirmek demektir.
Translate from Turkish to English

İnanç bir başlangıç değildir ama tüm bilinenlerin sonudur.
Translate from Turkish to English

Bu iyi bir başlangıç.
Translate from Turkish to English

Her başlangıç zordur.
Translate from Turkish to English

Başlangıç seviyesinde Arapça biliyorum.
Translate from Turkish to English

Başlangıç yemeğinden sonra ana yemek gelir.
Translate from Turkish to English

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from Turkish to English

Yeni patronla kötü bir başlangıç yapmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

O kötü bir başlangıç değil.
Translate from Turkish to English

Güzel başlangıç.
Translate from Turkish to English

Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.
Translate from Turkish to English

Bu sadece başlangıç.
Translate from Turkish to English

O sadece başlangıç.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir başlangıç ​​istedi.
Translate from Turkish to English

Tom bana yeni bir başlangıç yapmam gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Bu mükemmel bir başlangıç.
Translate from Turkish to English

Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.
Translate from Turkish to English

Biz iyi bir başlangıç yaptık.
Translate from Turkish to English

Taze bir başlangıç ​​zamanı.
Translate from Turkish to English

Bu bir başlangıç.
Translate from Turkish to English

Bu bir başlangıç olacak.
Translate from Turkish to English

Yarın ne olacak? Başlangıç veya bitiş?
Translate from Turkish to English

Bu kitap başlangıç seviyesindeki kişilere yönelik yazılmıştır.
Translate from Turkish to English

Burası tünelin başlangıç ​​noktası olacaktır.
Translate from Turkish to English

O dilde bilimsel bir yazı okudum ve neredeyse her şeyi anladım ama başlangıç seviyesindekiler için yazılmış bir hikayeyi okumaya çalıştığımda hiçbir şey anlamadım.

Birçok tarikatın yeni üyeler için başlangıç ​​ayinleri vardır.

Biz yeni bir başlangıç ​​yapmalıyız.

O normal başlangıç ​​zamanı.

İyi bir başlangıç ​​değil.

Bütün değişiklikler, hatta nadiren olanlar dahi, hüzne sebep olur. Çünkü geride bıraktığımız her şeyde bir parçamız vardır. Yeni bir başlangıç yapmadan önce, öncekilerle vedalaşmamız gerekir.

Bunun iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.

Tom kötü bir başlangıç yaptı.

Ben sadece yeni bir başlangıç ​​istiyorum.

Ben sadece taze bir başlangıç ​​istiyorum.

Ben bunun iyi bir başlangıç ​​olduğunu düşünüyorum.

Bir başlangıç sinyali vardır.

İyi bir başlangıç, işin yarısıdır.

Başlangıç genellikle nisan ayının birinci ya da ikinci cumartesisidir.

Bu iyi bir başlangıç, sen de öyle düşünmüyor musun?

Bu çok iyi bir başlangıç.

Bu sadece bir başlangıç.

Eğer başarılı olacaksan iyi bir başlangıç yapmalısın.

Bir başlangıç ​​için Mary'yi seninle tanıştırayım.

Bu iyi bir başlangıç ​​olurdu.

Bu başlangıç ​​noktası.

Tom ertesi gün erken bir başlangıç ​​yapması nedeniyle erken yatmaya gitti.

Harika bir başlangıç.

Berbat bir başlangıç yaptık.

İyi bir başlangıç ​​yaptık.

Fadıl ve Leyla, Kahire'de yeni bir başlangıç ​​yaptı.

Fadıl ve Leyla yeni bir başlangıç ​​yaptı.

O iyi bir başlangıç ​​noktasıdır.

Hâlâ başlangıç aşamasındayız.

Leyla yeni bir başlangıç ​​yapmak istedi.

Leyla taze bir başlangıç ​​yapmak istedi.

Leyla yeni bir başlangıç ​​istedi.

Leyla taze bir başlangıç ​​istedi.

Sami ve Leyla yeni bir başlangıç ​​yaptı.

Sami yeni bir başlangıç ​​yapmak istiyordu.

Bu sabah geç bir başlangıç yaptım.

Yeni bir başlangıç ​​yapmalıyız.

Anadoluspor 6-0'lık galibiyetle lige sansasyonel bir başlangıç yaptı.

Tom ve Mary yeni bir başlangıç ​​istiyorlardı.

Malzeme başlangıç formunu koruyor.

Daha sonra, sözümüze başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da İtilâf Devletlerinin uygun bulmasıyla Yunan ordusu İzmir'e çıkarılıyor.

Kötü bir başlangıç yaptılar.

Başlangıç ​​olarak, biraz turta yemek istiyorum.

Başlangıç ​​olarak bir parça turta yemek istiyorum.

Bana, “Tamam!” dedi, “Alfa ve Omega, başlangıç ve son Ben'im. Susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim.

Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, başlangıç ve son Ben'im.

Yeni bir başlangıç yapmak istedim.

Bu daha başlangıç.

Bu yeni bir başlangıç.

Fakat bu sadece başlangıç.

Sanader bu yaz umut verici bir başlangıç yaptı.

Masallarda rastlanan kuyu dibindeki gizli dünyalara açılan kapılar, ruhen çöken insanın önündeki yeni başlangıç ve potansiyelleri simgeleyen metaforlar olabilir mi?

Domatesler, başlangıç ​​ya da meze olarak sıcak veya soğuk servis edilebilir.

Bu kötü bir başlangıç değil.

Tom iyi bir başlangıç yaptı.

Başlangıç sermayesi çok yüksek.

Kötü bir başlangıç ​​yaptık.

Hamas, 7 Ekim 2023'te ölümcül bir operasyon gerçekleştirdi ve bunun sadece başlangıç olduğunu söylüyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English