Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "başlangıçta"

Learn how to use başlangıçta in a Turkish sentence. Over 91 hand-picked examples.

O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.
Translate from Turkish to English

Yeni bir bloğa başladım. Başlangıçta çok sayıda blog yapan ve sonra blog yapmaktan vazgeçen insanlardan biri olmamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta stajyerler bu şirkette sakardılar.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, onun senin erkek kardeşin olduğunu sandım.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta hatalarım hakkında endişeliydim.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta utangaçtı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.
Translate from Turkish to English

Şimdi iyi arkadaşız ama başlangıçta birbirimizi sevmiyorduk.
Translate from Turkish to English

Tom başlangıçta Mary'yi sevmedi.
Translate from Turkish to English

Tom başlangıçta buna inanmadı.
Translate from Turkish to English

Tom öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary başlangıçta birbirlerini sevmemelerine rağmen sonunda iyi arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary başlangıçta birbirlerini sevmediler ama sonunda iyi arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta her şey iyiydi.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta öyle düşündüm.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta at etini beğenmedi.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta bu fikirden hoşlanmamıştın ama şimdi memnun görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta o buna hiç inanmıyordu.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta ondan nefret ettim.
Translate from Turkish to English

Tom başlangıçta utangaçtı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, Abraham Lincoln Afrika'ya ve Karayiplere sınır dışı edilecek tüm köleleri istedi.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tom'un kafası karıştı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta bir şey anlayamadım.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta bir şey göremedim.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta düşündüğüm şey bu.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, yanlışlıkla seni erkek kardeşine benzettim.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta seni erkek kardeşinle karıştırdım.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta seni erkek kardeşine benzettim.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta başlayamıyor muyuz?
Translate from Turkish to English

Başlangıçta, ben gerçekten hâlâ biraz korkuyordum.
Translate from Turkish to English

Neden başlangıçta başlamıyoruz?
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tom'u sevmiyordum.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tom'a inanmadım.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tom'a inanıyordum.
Translate from Turkish to English

O, başlangıçta yeni evine alışmakta sorun yaşadı.
Translate from Turkish to English

Eflatun rengine başlangıçta "Tyrian moru" denirdi.
Translate from Turkish to English

Dan o onun bir kaza olduğunu söylediğinde başlangıçta Linda'ya inanmıştı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta varsıllık içinde yaşıyorlardı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta lüks ve sefa içinde yaşıyorlardı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta rock müziği sevmedim ama şimdi seviyorum.

Enflasyon bu yıl başlangıçta düşündüğümüzden daha kötü olacak.

O, başlangıçta projeye karşıydı.

Tom başlangıçta şanslıydı.

Tanrı başlangıçta cenneti ve dünyayı yarattı.

O, başlangıçta Tanrı’yla birlikteydi.

Başlangıçta onu sevmedim.

Başlangıçta Tom'un fikrini beğenmedim.

Onun ne dediğini başlangıçta anlamadım.

Tom başlangıçta yardım etmeyi reddetti.

Başlangıçta onun ne söylediğini anlayamadım.

Tom başlangıçta kibar bir adam gibi görünüyordu.

Başlangıçta onun niyetlerini biliyordum.

O, başlangıçta korkmuş görünüyordu ama sadece bir an için.

Başlangıçta Söz vardı ve Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı idi.

Tom başlangıçta başarısızdı.

Başlangıçta, bunu anlayamadım.

Başlangıçta, ben onu anlayamadım.

Başlangıçta onu senin erkek kardeşin sandım.

Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.

Başlangıçta onu anlamadım.

Başlangıçta bu kolay değildi.

Ben başka bir iş yapmak için başlangıçta işe alındım.

Başlangıçta ben ondan hoşlanmadım ama şimdi hoşlanıyorum.

Başlangıçta, insan diğer hayvanlarla neredeyse aynıydı.

Başlangıçta utangaç hissettim.

Tom başlangıçta kabul etti.

Başlangıçta gergindim.

Başlangıçta zorluklar vardı.

Leyla başlangıçta cesedin bir geyik leşi olduğunu düşündü.

Başlangıçta yeni ortamımla baş etmeyi zor buldum.

Başlangıçta bunun ne olduğundan emin değildim.

Başlangıçta nereye gideceğimden emin değildim.

Tom başlangıçta korkmuş görünmüyordu.

O, başlangıçta bir şeyi ne kadar severse sevsin bir süre sonra ondan sıkılacaktır.

Bu, başlangıçta ne kadar zordu?

Seni başlangıçta planlanandan daha çok seviyorum.

Tom, başlangıçta planladığımızdan daha erken gitmemizi önerdi.

Sami başlangıçta Kuran'ı çok tuhaf bir kitap olarak görüyordu.

Başlangıçta çok gergindim.

Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı.

Tom başlangıçta öyle değildi.

Yaşamın ve çalışmanın ana amacı, başlangıçta olunmayan kişi olmaktır.

Her şey başlangıçta zor görünür.

Başlangıçta eylem vardı.

Başlangıçta buraya gelmeyecektik.

Go oyununda, iki oyuncu ilk bölgelerini belirlemek için başlangıçta boş olan tahtaya sırayla siyah ve beyaz taşları yerleştirir. En çok bölgeyi fetheden oyuncu kazanan taraf olur.

Robert o hissi başlangıçta bir kenara itti.

Başlangıçta sizi Tom'a çeken neydi?

Her sanatçı başlangıçta büyük sanatçıları taklit ederek işe başlar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English