Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "baştan"

Learn how to use baştan in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?
Translate from Turkish to English

İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.
Translate from Turkish to English

Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.
Translate from Turkish to English

Baştan sona kapıyı beyaza boyadı.
Translate from Turkish to English

Tom raporu baştan yeniden yazmak zorundaydı.
Translate from Turkish to English

Tom baştan sona kadar derginin sayfalarını çevirdi.
Translate from Turkish to English

Sanırım hata olmadığından emin olmak için raporunu bir anadil konuşuruna baştan aşağı okutmalısın.
Translate from Turkish to English

Tom sözleşmeyi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.
Translate from Turkish to English

O onu baştan çıkardı.
Translate from Turkish to English

Odayı baştan aşağı temizleyeceğim.
Translate from Turkish to English

Şehri baştan başa gezdik.
Translate from Turkish to English

Ders 10'u baştan itibaren oku.
Translate from Turkish to English

Kitabı baştan sona okudum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin tekrar baştan başlamasına yardım etti.
Translate from Turkish to English

Şimdi her şeye baştan başlamalıyım.
Translate from Turkish to English

Oyunu baştan sona kadar izledim.
Translate from Turkish to English

Teslim etmeden önce kağıdını baştan sona oku.
Translate from Turkish to English

O, bana baştan ayağa baktı.
Translate from Turkish to English

Ampul baştan beri çalışmıyor muydu yoksa gevşek miydi?
Translate from Turkish to English

Balık baştan kokar.
Translate from Turkish to English

Her şeyi çok biliyorsanız neden en baştan eğitimimle ilgilenmediniz?
Translate from Turkish to English

Hikayeyi bize baştan sona anlat.
Translate from Turkish to English

İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.
Translate from Turkish to English

Baştan sona tüm kağıdı okudun mu?
Translate from Turkish to English

Baştan yanlış yapmasaydın şimdi bu durumda olmazdık.
Translate from Turkish to English

Denetim oldukça baştan savmaydı.
Translate from Turkish to English

Bana her şeyi baştan anlat.
Translate from Turkish to English

Bana her şeyi baştan öğretmenizi istiyorum.
Translate from Turkish to English

Dedektiflik hikayelerini hep baştan sona okurum, çok heyecan verici!
Translate from Turkish to English

Açıklaması çok baştan savmaydı. Onu anlamadım.
Translate from Turkish to English

O baştan sona yalan söyledi.
Translate from Turkish to English

Baştan çıkarmaya karşı dayanıklıdır.
Translate from Turkish to English

Yasemin, görevi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.
Translate from Turkish to English

Eğer burada durursak, baştan başlamak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Baştan seninle bu konuyu konuşmayı planlıyordum.
Translate from Turkish to English

Baştan söylemek gerekirse, Marley ölmüştü.
Translate from Turkish to English

En baştan başla.
Translate from Turkish to English

Tom bütün hikayeyi tekrar baştan dinlemek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Ben baştan çıkarıldım.
Translate from Turkish to English

İstersen en baştan anlatabilirim.
Translate from Turkish to English

Beni baştan dinlemiş olsaydın bu hiç olmayacaktı.
Translate from Turkish to English

Tom şimdi baştan başa sözleşmeyi okuyor.
Translate from Turkish to English

Bu ilk baştan aptalca bir düşünceydi.
Translate from Turkish to English

Anlatamam, görmen lazım. Bana geri dönmen lazım. Yeniden gülmem için beni baştan sevmen lazım.
Translate from Turkish to English

Konuyu baştan alabilir miyiz?

Baştan alabilir miyiz?

Kimseyi baştan çıkarmıyorum.

Onu baştan aşağı inceledi.

Baştan başla.

Neden onu baştan tekrar denemiyorsun?

Baştan başlayacağım.

Tom tekrar baştan başlamak zorundaydı.

Baştan başlamak istiyorum.

Sadece bunu baştan sona konuşalım.

Tom'un yanıtı baştan savmaydı.

Tom'un yanıtı çok baştan savmaydı.

Bu kitabı baştan sona kadar oku.

Japoncam için faydalı olacak güzel bir yazı hazırlamaya çalıştım, ama öğretmenim yazıda epey yanlışlar olduğunu ve yeni baştan yazmam gerektiğini söyledi.

Neden baştan başlamıyorsun?

Linda, Dan'i baştan çıkarmaya çalıştı.

Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.

Evi baştan aşağı aradıktan sonra Tom, kaybettiğini düşündüğü cüzdanı buldu.

Komşum evini baştan aşağı yeniledi.

Bu yeni baştan oluyor.

Ben baştan sona filmi iki kez izledim.

Sen baştan aşağı ıslaksın.

Detayları atlamadan, bu hikayeyi bana en baştan anlat.

Sadece baştan başlayabilir miyiz?

Baştan başlamamız gerekiyor.

Bunun hiçbir tarafı çok da baştan çıkarıcı değil.

Onun görünüşü beni baştan çıkardı.

Ben bundan baştan sona zevk aldım.

O tekrar baştan başlayacak.

Biz oynadık. Biz kaybettik. Baştan başlamaya ne dersin?

Başarı aynı zamanda baştan çıkarıcı olabilir.

Biz baştan başlamalıyız.

Baştan başlama zamanı.

Tom sekreterini baştan çıkarmaya çalıştı.

O baştan aşağı çamurla kaplıydı.

Baştan başlamak zorunda kaldım ve ben bundan hiç hoşlanmadım.

Sincap güç kablosunu baştan sona çiğnedi.

O beni baştan çıkarmaya çalıştı.

Yeni baştan yapman gerekse neyi farklı yapardın?

O bunu baştan biliyordu.

Ben bunu baştan beri biliyordum.

Bu baştan sona bir amatör işi.

Baştan başlamak istiyoruz.

Bizim sadece baştan başlamamız gerekecek.

Biz sadece baştan başlamak zorunda olacağız.

Biz tekrar baştan başlamak zorundayız.

Mary tek bir günde kitabı baştan sona okudu.

En baştan başlamamız gerekiyor.

Ben buna en baştan başladım.

Bana baştan aşağı baktı.

Biz baştan başlamak zorundayız.

Mary dairesini baştan aşağı temizledi.

Baştan başlayın.

Baştan başlayalım.

Baştan savmacı olmaya çalıştım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English