Learn how to use bahane in a Turkish sentence. Over 53 hand-picked examples.
Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bahane olarak kullanabileceğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
Translate from Turkish to English
Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Translate from Turkish to English
Onun gecikmesi için hiçbir bahane yoktur.
Translate from Turkish to English
O bir bahane uydurdu.
Translate from Turkish to English
Tom, tiyatroya gitmek zorunda olmamak için bahane arıyor.
Translate from Turkish to English
Onun gecikmesi için hiçbir bahane yok.
Translate from Turkish to English
Geç kaldığı için bir sürü bahane uydurdu.
Translate from Turkish to English
Geç kaldığı için bir bahane buldu.
Translate from Turkish to English
Gecikmesine bir bahane uydurdu.
Translate from Turkish to English
O sadece bir bahane.
Translate from Turkish to English
Keşke gitmemek için güzel bir bahane bulabilsem.
Translate from Turkish to English
O iyi bir bahane.
Translate from Turkish to English
Bahane uydurmada zekidir.
Translate from Turkish to English
Bu sadece bir bahane.
Translate from Turkish to English
Tom bir bahane uydurdu.
Translate from Turkish to English
O benim en sevdiğim bahane.
Translate from Turkish to English
Tom bahane üretmeye başladı.
Translate from Turkish to English
Hiçbir bahane duymak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Onlar sadece seni kovmak için bir bahane istiyor.
Translate from Turkish to English
Bahane üretmiyorum, gerekçe buluyorum sadece.
Translate from Turkish to English
Bahane uydurmaya çalışmıyorum.
Translate from Turkish to English
Hiç bahane uydurma!
Translate from Turkish to English
Benimle kavga etmek için bir bahane buldu.
Translate from Turkish to English
Bahane bulamazsam, bunu yaparım.
Translate from Turkish to English
Bunlar gerçekten sadece bahane.
Translate from Turkish to English
O bir bahane düşündü.
Translate from Turkish to English
Ziyafeti kaçırdığım için bir bahane uydurdum.
Translate from Turkish to English
Partiyi kaçırdığım için bir bahane uydurdum.
Translate from Turkish to English
O partiye gitmemek için iyi bir bahane uydurdu.
Translate from Turkish to English
Biz herhangi bir bahane istemiyoruz.
Translate from Turkish to English
Bu harika bir bahane.
Translate from Turkish to English
Tom bahane üretiyor.
Translate from Turkish to English
Tom hiç bahane göstermiyor.
Translate from Turkish to English
Mary beni görmek istemiyor, fakat onunla konuşmak için bir bahane bulmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Tom iyi bir bahane bulmuştu.
Translate from Turkish to English
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
Translate from Turkish to English
Havayı bahane et.
Translate from Turkish to English
Havayı bahane etme!
Translate from Turkish to English
O bunu, bir bahane olarak söylüyor.
Translate from Turkish to English
Aptallık bahane değildir.
Translate from Turkish to English
Bahane üretmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sürpriz sayılamayacak bir bahane.
Translate from Turkish to English
Bu tip bir davranışa bahane üretmek mümkün değil.
Translate from Turkish to English
Hepimiz bunun bir bahane olmadığını düşünüyoruz.
Translate from Turkish to English
Asıl sebep bu. Gerisi bahane.
Translate from Turkish to English
Duymaktan yorulduğun bir bahane var mı?
Translate from Turkish to English
Ali menüdeki kol gibi fiyatları görünce mahsustan menüde olmayan bir şeyi garsona sorup "yok" cevabı alınca onu bahane ederek mekandan ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Kadere az bahane bul. Buğday ektin de arpa mı biçtin?
Translate from Turkish to English
Mario bahane üretmede çok ustadır.
Bahane değil bu.
Edmundo tuvalete gitmek için bir bahane uydurdu.
Ne aptalca bir bahane!
Bu sadece bahane.