Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bakış"

Learn how to use bakış in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Benim kişisel bakış açıma göre onun fikri doğrudur.
Translate from Turkish to English

Soruna farklı bir bakış açısından bakalım.
Translate from Turkish to English

Bu geçerli bir bakış açısıdır.
Translate from Turkish to English

Tom, John'un Mary'ye bakış tarzını sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Yeni bir bakış açısı elde etmelisin.
Translate from Turkish to English

Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.
Translate from Turkish to English

Bakış açınızı anlayabiliyorum.
Translate from Turkish to English

Bana bir bakış fırlattı.
Translate from Turkish to English

Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.
Translate from Turkish to English

Ben bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorum.
Translate from Turkish to English

Dün Tom'un bana bakış şekli hakkında bir tuhaflık vardı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bakış tarzını seviyor.
Translate from Turkish to English

O bize bir bakış fırlattı.
Translate from Turkish to English

Bir şeye bakış şeklin senin durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English

Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye anlamlı bir bakış attı.
Translate from Turkish to English

Bu aşırı derecede iyimser bir bakış.
Translate from Turkish to English

O, çok fazla iyimser bir bakış.
Translate from Turkish to English

Yüzünde dalgın bir bakış vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzünde düşünceli bir bakış vardı.
Translate from Turkish to English

Sorunu onun bakış açısından görmeye çalış.
Translate from Turkish to English

Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
Translate from Turkish to English

Bir bakış veya bir kas hareketi bile düşünceyi belli eder.
Translate from Turkish to English

Bakış açısına göre değişmekle birlikte odam çok geniş.
Translate from Turkish to English

Farklı bakış açılarına saygı duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Problemi bir çocuğun bakış açısıyla düşünmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Onun bakış açısından o haklı.
Translate from Turkish to English

Tom daha iyi bir bakış için diz çöktü.
Translate from Turkish to English

Bakış açına hepimiz ilgi duyardık.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye uğursuz bir bakış attı.
Translate from Turkish to English

O, Kate'in bakış açısına göre çok çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Benim bakış açıma göre, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.
Translate from Turkish to English

Bu kitap ekonomi üzerine güzel bir genel bakış sağlıyor.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar olan hayatımı düşündükten sonra, bakış açımı değiştirmeye ihtiyacım olduğuna karar verdim.
Translate from Turkish to English

Bu bizim bakış açımız.
Translate from Turkish to English

Jane bize bir bakış attı.
Translate from Turkish to English

Tom'a bakış tarzını gördüm.
Translate from Turkish to English

Bakış açın çok iyimser.
Translate from Turkish to English

Bakış açısını kaybettin.
Translate from Turkish to English

Farklı bakış noktalarımız var.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bakış açısını anlamadı.
Translate from Turkish to English

Mary'nin bana bakış şeklini sevdim.
Translate from Turkish to English

Bu benim bakış açım.
Translate from Turkish to English

Bu oyunun feminist bir bakış açısı vardır.
Translate from Turkish to English

O sizin bakış açınıza bağlı olabilir.
Translate from Turkish to English

Onun siyasi bakış açısını onaylıyorum.

Diğer bakış açıları var.

Benim bakış açımdan üç seçeneğimiz var.

"Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."

Tom'un sana bakış tarzını gördün mü?

Tom ona anlamlı bir bakış attı.

Soruna başka bir bakış açısından yaklaşmaya karar verdim.

Onlar benim bakış açımı benimsediler.

Onlar benim bakış açımı kabul ettiler.

Bir bakış her şeyi söyleyebilir.

Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.

Teorik bir bakış açısından, Peterson'un tartışması bizim tartışmayla doğrudan alakalıdır.

Gerçeklik sadece bir bakış açısıdır.

Farklı diller sadece şeylere farklı şekilde isim vermezler; onlar da tamamen farklı bakış açılarından görürler.

Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.

Herkesin kendi bakış açısı vardır.

O benim bakış açımı destekleyen bir konuşma yaptı.

Tom'un bana bakış tarzı çok güzeldi, ben sadece "hayır" diyemedim.

Sağlıklı bir insanın bakış açısından bu bir absürdlüktür.

Bize bakış açını verebilir misin?

Onun bir bakış açısı sorunu var.

İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.

Biz konuyu eğitimsel bir bakış açısından tartıştık.

Tom farklı bir bakış açısına sahip gibi görünüyor.

Onun sana bakış tarzını gördüm.

Benim bakış açım sizinkine benzer.

Bu noktaya kadar ben dönemdeki siyasi huzursuzluğun büyümesi ile ilgili genel bir bakış sundum.

O bir tebessüm mü yoksa arzulu bir bakış mı?

Onlar benim bakış açımı onayladılar.

Tom'un bakış açısını anladım.

Benim bakış açımdan işler iyi gidiyor.

Onun yüzüne bir bakış, bana çalışmaya isteksiz olduğunu söyledi.

Bana bakış şekli beni çok kızdırdı.

Sanırım bakış açınızı kaybettiniz.

Dünyayı çok komünist bir bakış açısından görüyor.

Evlilik hayattaki bakış açınızı nasıl değiştirdi?

Onun bakış açısı sınırlıdır.

Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.

Tom bana anlamlı bir bakış attı.

Bakış açınızı takdir ediyorum.

Tom farklı bir bakış açısı sundu.

O bana etkili bir bakış verdi.

Bunu onların bakış açısından görmeye çalışın.

Bunu onun bakış açısından görmeye çalış.

Bunu onun bakış açısından görmeye çalışın.

Bunu benim bakış açısından görmeye çalışın.

Onu Tom'un bakış açısından görmeye çalışın.

Ona Tom'un bakış açısından bakmaya çalışın.

Onların bakış açısını görüyorum.

Alıcının bakış açısından, bu CD çalarların fiyatları çok yüksek.

Benim bakış açımdan, eylemi göremiyorum.

En güzel keşif yolculuklarını, dünyaya bakış açımızı değiştirdiğimizde yaparız.

Tom'un Mary'ye bakış biçimini gördüm.

Tom'un bana bakış şeklini beğenmiyorum.

Roman, kahramanın köpeğinin bakış açısıyla yazılmıştır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English