Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bal"

Learn how to use bal in a Turkish sentence. Over 79 hand-picked examples.

Arılar bal yapar.
Translate from Turkish to English

O, şişeyi başaşağı çevirdi ve salladı fakat bal hâlâ akmıyordu.
Translate from Turkish to English

O, şeker yerine bal kullanır.
Translate from Turkish to English

Sabahleyin tostuma bal sürmeyi severim.
Translate from Turkish to English

O, çok bal kullandı.
Translate from Turkish to English

Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.
Translate from Turkish to English

Sabahları, tostuma bal koymayı severim.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.
Translate from Turkish to English

Bal, arılar tarafından üretilir.
Translate from Turkish to English

Hayat bir kaktüsten bal yalamak gibidir.
Translate from Turkish to English

O şeker yerine bal aldı.
Translate from Turkish to English

Tom şeker yerine bal kullanır.
Translate from Turkish to English

Tom çayına şeker yerine bal koyar.
Translate from Turkish to English

Dün, çayıma bal koydum.
Translate from Turkish to English

Herkes arıların bal içtiğini bilir.
Translate from Turkish to English

O, bal kadar tatlı.
Translate from Turkish to English

Kanada'da her şey süt ve bal değildir.
Translate from Turkish to English

Balı gördüm ama bal arısını görmedim.
Translate from Turkish to English

Bal, bal arıları tarafından yapılır.
Translate from Turkish to English

Bal, polenden değil, nektardan yapılır.
Translate from Turkish to English

Bal, bal arılarınca yapılır.
Translate from Turkish to English

Bal tatlıdır ama arı sokar.
Translate from Turkish to English

Arılar bizim için bal sağlar.
Translate from Turkish to English

Eğer hastaysan, bal acı tat verir.
Translate from Turkish to English

Bal antibakteriyeldir ve asla çürümez.
Translate from Turkish to English

Arılar bize bal temin eder.
Translate from Turkish to English

O şeker yerine bal alır.
Translate from Turkish to English

Onlar bal ve ekmekle beslenirler.
Translate from Turkish to English

Onlar bir bal küpü etrafındaki sinekler gibi.
Translate from Turkish to English

Hayatım süt ve bal değildir.
Translate from Turkish to English

Bu çiçekler, kelebekler ve bal arıları için nektar kaynağıdır.
Translate from Turkish to English

Tom tostuna bir sürü bal koydu.
Translate from Turkish to English

Bu pasta için ne kadar bal kullanırsın?
Translate from Turkish to English

Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.
Translate from Turkish to English

Bal gökten damlamaz.
Translate from Turkish to English

Arıların olduğu yerde, bal uzak değildir.
Translate from Turkish to English

Ağzından bal damlıyor.
Translate from Turkish to English

Ağzınızdan bal damlıyor.
Translate from Turkish to English

Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.
Translate from Turkish to English

Arkeologlar eski bir Mısır mezarını kazarken mükemmel bir şekilde korunmuş bal tencereleri buldular.
Translate from Turkish to English

Bal bozulmaz.
Translate from Turkish to English

Arılar tam olarak nasıl bal yaparlar?
Translate from Turkish to English

Tom parmaklarından bal yaladı.
Translate from Turkish to English

Tom bazen çayına bal koyar.
Translate from Turkish to English

Bunun bir yaban arısı ve onun bir bal arısı olduğunu sandım.
Translate from Turkish to English

Tom çayına bal koydu.
Translate from Turkish to English

Ne kadar bal kaldı?
Translate from Turkish to English

Ne kadar bal aldın?
Translate from Turkish to English

Ne kadar bal almam gerekiyor?
Translate from Turkish to English

Arılardan bal çalma!
Translate from Turkish to English

Biraz bal istiyorum.
Translate from Turkish to English

Allah kimine bal verir parmak vermez, kimine parmak verir bal vermez.

Afiyet bal şeker olsun!

Bal tutan parmağını yalar.

Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.

Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onun da aslı ayrandır.

Ali ekmeğine bal sürdü.

Bence Ali bunu bal gibi biliyor.

Ayı, bal yiyor.

Hay ağzın bal yesin.

Rol yapma, bal gibi de her şeyi anlıyorsun.

Neden bahsettiğimi bal gibi biliyorsun.

Acıyı bal eyledik.

Bal porsukları genelde geceleri aktif olurlar.

Çay ve kahveye tatlandırıcı olarak şeker yerine bal koyuyoruz.

Ali bu maç bal yapmayan arı gibiydi.

Kasayla bal yasak.

Bir avuç bal arısı, bin eşek arısına değerdir.

Ali'nin ağzından bal damlıyordu.

“Son zamanlarda neden her zamanki gibi değil de bu balı alıyorsun? Bunu daha çok sevdin mi?" - "Öyle değil ama diğerinin kökeninin örtülü olmasını sevmiyorum - bu sahtekarlık gibi kokuyor. Hiç şüphe yok ki 'gerçek Alman balı'." - "Öyleyse köşedeki arıcıdan bal alın. Aynı zamanda bölgenin tanıtımını da yapıyorsunuz.”

Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal, sonra her istediğini yaptır.

Bütün ayılar bal sever.

Şeker yerine bal aldı.

Kahveme bal koymaya başladım.

Bal, şekerden daha iyidir.

Çaylarına bazen bal ekliyorlar.

Kış boyunca birçok bal arısı öldü.

Bal istiyorum.

Bal nerede?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English