Learn how to use bardağı in a Turkish sentence. Over 82 hand-picked examples.
Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Turkish to English
Bardağı taşıran son damla.
Translate from Turkish to English
Bardağı masanın kenarına yakın koymayın.
Translate from Turkish to English
Bardağı kim kırdı?
Translate from Turkish to English
Bardağı boş buldum.
Translate from Turkish to English
O, bardağı şarapla doldurdu.
Translate from Turkish to English
O bardağı düşürme.
Translate from Turkish to English
O, bardağı taşıran son damladır.
Translate from Turkish to English
Bu bardağı sütle doldurdum.
Translate from Turkish to English
Bardağı düşürmemek için dikkat et.
Translate from Turkish to English
Küçük çocuk kazara bardağı kırdı.
Translate from Turkish to English
Bu, bardağı taşıran son damla!
Translate from Turkish to English
Bardağı düşürdü.
Translate from Turkish to English
Tom dolaptan iki şarap bardağı çıkardı.
Translate from Turkish to English
Tom içkisinden bir yudum aldı ve bardağı masaya geri bıraktı.
Translate from Turkish to English
Bu bardağı taşıran son damla.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı suyla doldurdu.
Translate from Turkish to English
Sana çok sabrettim, beni ihanetle suçlaman bardağı taşıran son damlaydı.
Translate from Turkish to English
Bardağı kırdım.
Translate from Turkish to English
Tom'un bardağı boş.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı aldı ve bir yudum içti.
Translate from Turkish to English
Bu bardağı taşıran son damlaydı! Seni bir daha görmek istemiyorum!
Translate from Turkish to English
Tom'un bardağı boştu.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı baş aşağı çevirdi.
Translate from Turkish to English
O, bardağı dudaklarına kaldırdı ve onu bir yudumda bitirdi.
Translate from Turkish to English
Tom boş bardağı yere koydu.
Translate from Turkish to English
O, bardağı bir dikişte bitirdi.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı aldı ve onu baş aşağı çevirdi.
Translate from Turkish to English
Tom boş bardağı buzla doldurdu.
Translate from Turkish to English
Laurie bardağı kırdı.
Translate from Turkish to English
O kimin bardağı?
Translate from Turkish to English
Tom bir bardağı suyla doldurdu.
Translate from Turkish to English
Tom boş bardağı çöpe attı.
Translate from Turkish to English
O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve büyük düz tabaklarla donattı.
Translate from Turkish to English
O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve servis tabaklarıyla donattı.
Translate from Turkish to English
Bu benim çay bardağım değil. O Tom'un bardağı.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı masaya koydu.
Translate from Turkish to English
Bu kimin bardağı?
Translate from Turkish to English
Tom kırılmış bir bardağı temizliyordu.
Translate from Turkish to English
Bu, bardağı taşıran son damla.
Translate from Turkish to English
Bardağı masanın üzerine koy!
Translate from Turkish to English
Bardağı masanın üstüne koy!
Translate from Turkish to English
Tom her iki bardağı şarapla doldurdu.
Translate from Turkish to English
Tom martinisini bitirdi ve bardağı garsonun tepsisine koydu.
Translate from Turkish to English
O, bardağı kırdı.
Translate from Turkish to English
Tom bardağı aldı ve bir içki aldı.
Translate from Turkish to English
Masada üç tane kahve bardağı vardı.
Translate from Turkish to English
Tom üç bardağı portakal suyu ile doldurdu.
Translate from Turkish to English
Bu bardağı taşıran son damlaydı.
Translate from Turkish to English
Kulplu bardağı kim kırdı?
Translate from Turkish to English
Bu, bardağı taşıran son damla oldu.
Bira bardağı neredeyse senden daha büyüktür.
Tom bardağı kırdı.
Bira büyük bira bardağı ile satılır.
Bardağı doldurdum.
Ben bardağı doldurdum.
O kaşığı ve bardağı hareket ettirmeyin.
Bana büyük bir su bardağı getirin lütfen!
Tom kırık bardağı dikkatle aldı.
Uluslararası bir ticaret yasağı, o ülkenin ekonomisi için bardağı taşıran son damla olabilir.
Tom bardağı düşürdü.
O bardağı bana ver! Çabuk, lütfen! Ölmek istemiyorum!
Tom kırık bardağı yerden aldı.
Bardağı ağzına kadar doldur.
Şarabı bitirdim ve bardağı koydum.
Bu bardağı taşıran son damladır.
Bu şimdiye kadar bir bardağı ilk kez kırışım.
Tom bardağı bir bulaşık beziyle sildi.
Bardağı düşürdüm.
Sami bir bardağı antifrizle doldurdu.
Su bardağı ister misin?
Sami bardağı taşıran son noktaya ulaştı.
Her iki bardağı da şarapla doldurdum.
Her iki bardağı da suyla doldurdum.
Tom bardağı kırdığını söyledi.
Ben bardağa dolu tarafından bakıyordum, sen bardağı da tuz buz ettin.
Herkes sebilhane bardağı gibi dizilmiş Ali'yi izliyordu.
Kahve bardağı masanın üstünde duruyor.
Kahve bardağı masanın altında duruyor.
Kahve bardağı masanın hemen bitişiğinde.
Kahve bardağı masanın yanında.
O, bardağı taşıran son damlaydı.