Learn how to use bariz in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Dünyanın en büyük şarkıcıları ve ünlü müzisyenlerinin çoğu şişmandır ya da en azından bariz şekilde tombuldur.
Translate from Turkish to English
Tom bariz acı içindeydi.
Translate from Turkish to English
Tom bariz acı içinde değil.
Translate from Turkish to English
Daha bariz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom açıkça bariz yalan söylüyor.
Translate from Turkish to English
İki okul arasında bu kadar bariz fark nasıl olabilir?
Translate from Turkish to English
Bariz şeyleri söyleme.
Translate from Turkish to English
Tom bariz yalan söylüyor, değil mi?
Translate from Turkish to English
Bana bariz görünüyor.
Translate from Turkish to English
Oldukça bariz görünüyor.
Translate from Turkish to English
O çok bariz olduğu için onu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu bariz bir yalan.
Translate from Turkish to English
Ben bariz belirttim.
Translate from Turkish to English
Uzun boy, basketbolda bariz bir avantajdır.
Translate from Turkish to English
İki başkan adayı arasında özgeçmiş ve ideoloji bakımından çok bariz fark var.
Translate from Turkish to English
Bazı bariz endişeler var.
Translate from Turkish to English
Tehlike bariz değildi.
Translate from Turkish to English
Deney bariz bir hataydı.
Translate from Turkish to English
Tom'u ikna ederek kendi tarafına çekmek bariz bir girişimdi.
Translate from Turkish to English
Bariz gerçek gerçekten bir yalandı.
Translate from Turkish to English
Onun alnındaki yara bariz.
Translate from Turkish to English
Bu gizliliğin bariz bir ihlalidir.
Translate from Turkish to English
Bu bariz.
Translate from Turkish to English
Pozisyon bariz ofsayt.
Translate from Turkish to English
Topla oynama oranında Anadoluspor'un bariz üstünlüğü var.
Translate from Turkish to English
Tom bariz bir seçimdi.
Translate from Turkish to English
Yunanlar Avrupai düşünce yapısına sahip olmalarına rağmen eylemsel olarak bariz bir şekilde Ruslar’a benziyorlar.
Translate from Turkish to English
Bu bariz yanlış.
Translate from Turkish to English
Fakat hala bariz bir ırk ayrımcılığı mevcut.
Translate from Turkish to English
Birisi bariz şekilde örnek cümlelerimi çalıyor ve bunun bir son bulması şart.
Translate from Turkish to English
O bariz bir şekilde benimle alay etti.
Translate from Turkish to English
Buraya bariz nedenlerden dolayı sıkça gelmiyorum.
Translate from Turkish to English
ABD cumhurbaşkanı Barack Obama, 27 Haziran'da gerçekleşecek olan ve merakla beklenen Afrika turuna başlarken, bariz bir ayrıntıyı da atlamadı: Başkan babasının doğum yeri olan Kenya'yı ziyaret etmeyecek.
Translate from Turkish to English