Learn how to use beklediğini in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Tom ne yapmamızı beklediğini oldukça netleştirdi.
Translate from Turkish to English
Ne beklediğini bilmediğinden, Tom gafil yakalandı.
Translate from Turkish to English
Uzun süredir beklediğini biliyorum fakat sadece biraz daha bekler misin?
Translate from Turkish to English
Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.
Translate from Turkish to English
Tom'un ne için beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'yi beklediğini sanıyordum.
Translate from Turkish to English
Tom'un bizi beklediğini biliyordum.
Translate from Turkish to English
Tom'un burada olmasını beklediğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Bana ne beklediğini söyler misin?
Translate from Turkish to English
Bana kimi beklediğini söyler misin?
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kendisinin gülmesini beklediğini fark etti, bu yüzden gülmeye başladı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye saat kaçta eve varmayı beklediğini sordu.
Translate from Turkish to English
Raporu ne zaman bitirtmeyi beklediğini bilmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un lobide beklediğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Gerçekten hiç kimsenin burada olmanı beklediğini sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Keşke ne beklediğini bana söylesen.
Translate from Turkish to English
Tom'un bizi nerede beklediğini biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Bunun hakkında ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Ne söylememi beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Kimi beklediğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Başka ne yapmamızı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Başka ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin depo önünde beklediğini gördü.
Translate from Turkish to English
Birini beklediğini bilmiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin beklediğini gördü.
Translate from Turkish to English
Tom'un neyi beklediğini merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kimi beklediğini merak ediyordu.
Translate from Turkish to English
Tom'un kimi beklediğini merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Senin lobide beklediğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Onların lobide beklediğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Onun lobide beklediğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Ve bu anda düğünden sonra eğlenceli bir hayatın beni beklediğini anladım.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kendisini beklediğini fark etti.
Translate from Turkish to English
Tom herkesin onu beklediğini biliyor.
Translate from Turkish to English
Gelecekte bizi nelerin beklediğini bilmiyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom'a Mary'nin onu lobide beklediğini söyle.
Translate from Turkish to English
Tom'un seni beklediğini bana söylemedin.
Translate from Turkish to English
Ne zaman orada olmamı beklediğini bana tekrar söyle.
Translate from Turkish to English
Tom'un ona yardım etmemi beklediğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Bunu beklediğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Onun Mary'yi beklediğini biliyordum.
Translate from Turkish to English
Onun Tom'u beklediğini biliyordum.
Translate from Turkish to English
Kullanıcıların yardım almadan önce uzun süre beklediğini söyleyen şikayetler var.
Translate from Turkish to English
Tom nasıl bir yaşamın onu beklediğini gayet iyi biliyor.
Tom'un Mary için beklediğini biliyordum.
Tom'un evinin önünde beklediğini gördüğümüz kız Mary idi.
Neyi beklediğini bilmiyorum.
Tom'un ucuz bir motelin dışında beklediğini gördüm.
Onunla uyumanı beklediğini düşünüyor musun?
Yolculuğum hakkında bir şey paylaşmak için doğal olarak şimdi herkesin beni beklediğini biliyorum.
Tom'un bizden çok şey beklediğini keşfediyorum.
Tom'un bizim ne yapmamızı beklediğini bulmaya çalışalım.
Tom bizi ziyaret etmeye gelmeyi dört gözle beklediğini söyledi.
Tom'un ne kadar zamandır beklediğini düşünüyorsun?
Tom Mary'nin burada olmasını beklediğini söyledi.
Tom sizi görmeyi dört gözle beklediğini söyledi.
Tom'un bizi beklediğini biliyorum.
Tom'un ne yapmanı beklediğini biliyor musun?
Tom'un nerede beklediğini biliyor musun?
Mary onu neyin beklediğini bilmiyor.
Hiç kimsenin gerçekten yardım etmenizi beklediğini sanmıyorum.
Tom, Mary'den onun ne beklediğini biliyor mu?
Tom Mary'nin bunu yapmasını beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin katılmasını beklediğini söyledi.
Tom Mary'nin 2.30'dan beri beklediğini söyledi.
Tom'un Mary'yi beklediğini biliyorum.
Tom Mary'nin onu beklediğini söyledi.
Tom Mary'yi beklediğini söylüyor.
Tom, Mary'nin kazanmasını beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin kazanmasını beklediğini söylüyor.
Tom beklediğini söylüyor.
Tom Mary'nin kazanmasını beklediğini söyledi.
Tom Mary'ye bütün sabah onu beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin dün gelmesini beklediğini söyledi.
Tom, Mary'nin pazartesi günü eve gelmesini beklediğini söylüyor.
Tom, Mary'nin pazartesi günü eve gelmesini beklediğini söyledi.
Mary'nin ondan ne beklediğini Tom'un bildiğini sanmıyorum.
Tom'un Mary'den ne yapmasını beklediğini bildiğini sanmıyorum.
Tom, saat 02.30'a kadar beklediğini söyledi.
Beklediğini bilmiyordum.
Tom, Mary'nin onu beklediğini söyledi.
Tom'un Mary'nin ona sarılmasını beklediğini düşünüyorum.
Tom'un bunu yapmanı beklediğini sanmıyorum.
Tom, Mary'nin bizimle öğle yemeği yemesini beklediğini söyledi.
Tom'un bir otobüs beklediğini gördüm.
Tom şimdi her an Mary'yi beklediğini söyledi.
Tom bir şey olmasını beklediğini söyledi.
Mary, Tom'un onu beklediğini bilmiyordu.
Mary'nin benden kendisine yardım etmemi beklediğini biliyorum.
Tom'un Mary'nin ne yapmasını beklediğini biliyor musun?
Tom'un yapmamı beklediğini şeyi biliyor musun?
Tom bana kimi beklediğini söylemedi.
Tom'un Mary'ye yardım etmemi beklediğini biliyorum.
Tom'un bunu yapmamı beklediğini bilmiyordun değil mi?
Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesini beklediğini söyledi.