Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bekleme"

Learn how to use bekleme in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bekleme salonunda beş hasta vardı.
Translate from Turkish to English

Çok fazla şey bekleme.
Translate from Turkish to English

Ben çok meşgul olduğum için, beni bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme salonunuz var mı?
Translate from Turkish to English

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.
Translate from Turkish to English

Bunu senin yerine yapmamı bekleme. O senin bebeğin.
Translate from Turkish to English

Benden çok şey bekleme.
Translate from Turkish to English

Ondan çok şey bekleme.
Translate from Turkish to English

O, bekleme odasında oturuyor.
Translate from Turkish to English

"Beni bekleme." "Ben seni beklemeyecektim."
Translate from Turkish to English

Bekleme odası etrafına bakındı.
Translate from Turkish to English

Trenler arasında uzun bir bekleme var.
Translate from Turkish to English

Bu yaz yurt dışına gitmeyi bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme odasında beş hasta var.
Translate from Turkish to English

Beni bekleme.
Translate from Turkish to English

Çok fazla bekleme.
Translate from Turkish to English

Bizi bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme odasında olacağım.
Translate from Turkish to English

Tom bekleme odasında yalnız oturuyor.
Translate from Turkish to English

Bekleme salonundayım.
Translate from Turkish to English

Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.
Translate from Turkish to English

Sonuçları bekleme.
Translate from Turkish to English

Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!
Translate from Turkish to English

Bekleme.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir mücize bekleme.
Translate from Turkish to English

Geç kalırsam beni bekleme.
Translate from Turkish to English

Ev ödevinde sana yardım etmemi bekleme.
Translate from Turkish to English

Her şeyin bir açıklamasının olmasını bekleme.
Translate from Turkish to English

Burası bekleme odası değil toplantı odası.
Translate from Turkish to English

Böyle abartılı bir hikayeye inanmamı bekleme!
Translate from Turkish to English

Yürüdüğün yolda kimseyi bekleme, işi düşerse o sana yetişir.
Translate from Turkish to English

Herkesin sana benzemesini bekleme.
Translate from Turkish to English

Adınız bekleme listesinde.
Translate from Turkish to English

Merhamet bekleme.
Translate from Turkish to English

Mucizeler bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme neredeyse bitti.
Translate from Turkish to English

Bekleme bitti.
Translate from Turkish to English

Bir sözleşmeyi bekleme yerine, onu telefonda halledebiliriz.
Translate from Turkish to English

Herkesin seni sevmesini bekleme.
Translate from Turkish to English

Herkesin senin düşündüğün şekilde düşünmesini bekleme.
Translate from Turkish to English

Herkesin o fikri paylaşmasını bekleme.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeği için beni bekleme.
Translate from Turkish to English

Tom hastane bekleme odasında.
Translate from Turkish to English

Terbiyesizliğine katlanmamı bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme salonuna geri dönün.
Translate from Turkish to English

Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.
Translate from Turkish to English

Tom bir dergi okuyarak bekleme odasında oturdu.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ bekleme odasında oturuyor.
Translate from Turkish to English

Onun birdenbire olmasını bekleme.
Translate from Turkish to English

Benden hiç merhamet bekleme.
Translate from Turkish to English

Bekleme salonundaki insanların bazıları TV izliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Bekleme her zaman felaketten daha kötüdür.
Translate from Turkish to English

Tom'un her zaman iltifat bekleme tarzını sevmiyorum.

Kimsenin sana yardım etmesini bekleme.

Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.

Bekleme odası boşalıyor.

Bekleme listesinde olduğunu duydum.

Bekleme fazla uzundu.

Geçerli Fransızca konuşmama rağmen benim Jérôme'nin düğününde konuşma yapabileceğimi bekleme.

Sadece çok uzun süre bekleme.

Bekleme salonunda bekleyin.

Bunu dert etmemi bekleme benden.

Kısa sürede bir şeyler olmasını bekleme.

Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.

Bekleme odası boş.

Bir bekleme listesi var.

Son dakikaya kadar bekleme.

Bekleme salonunda bir sürü insan var.

Bekleme iyi bir fikir değil.

Böylesine uzun bir hikayeye inanmamı bekleme.

Beni çok uzun süre bekleme.

Tom üç yıldır bekleme listesinde bulunuyor.

Gazeteler bekleme salonuna konuldu.

Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.

Beni bekleme, bu akşam çok geç kalacağım.

Herhangi bir şeyin değişmesini bekleme.

Arkanda nal sesleri duyduğunda bir zebra görmeyi bekleme.

Onlardan merhamet bekleme.

Onlardan hayır bekleme.

Bu istek için, lütfen bekleme listesinden 'kabul' ya da 'red'i seçin.

Köpeğim röntgen çekilirken bekleme odasında oturdum.

Acil bir durum hariç benden hiç yardım bekleme.

Bekleme devam ediyor.

Adımı bekleme listesine koyar mısın?

Devam etsen iyi olur. Beni bekleme.

Bekleme zamanı yok.

Bekleme odası nerede?

Tom bekleme odasında.

Tom bekleme odasında oturuyor.

Büyük sözleri bekleme, ufak bir jest yeter.

Bekleme beni! Git!

Bekleme beni! Gitmelisin!

Tom ve ben geç kalırsak bizi bekleme.

Boston'da bekleme masaları çok kazançlı olabilir.

Tom'un kazanmasını bekleme.

Bundan memnun olmamı bekleme benden.

Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.

Bekleme salonunda bir sürü yolcu var. Burası oldukça havasız ve dar.

Bir o kadar yaşlı da bekleme listesinde.

Bekleme yapma, devam et.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English