Learn how to use belirgin in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
Onun çizdiği şey son derece detaylandırılmış ve belirgin, her zaman küçük detaylara ayrılamaz.
Translate from Turkish to English
İki fikir arasındaki zıtlık çok belirgin.
Translate from Turkish to English
Hava belirgin şekilde daha da soğudu.
Translate from Turkish to English
Mary, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi fark etmişti.
Translate from Turkish to English
Aralarında belirgin bir düşmanlık var.
Translate from Turkish to English
O belirgin.
Translate from Turkish to English
Onlar arasında belirgin bir fark var.
Translate from Turkish to English
Muhalefet daha belirgin oluyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.
Translate from Turkish to English
Herhangi belirgin farklılıklar var mı?
Translate from Turkish to English
En belirgin şeyler çoğunlukla görmesi en zor olan şeylerdir.
Translate from Turkish to English
Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.
Translate from Turkish to English
O çok belirgin bir imaydı.
Translate from Turkish to English
Serpent Bearer yayılmış fakat çok belirgin olmayan bir takımyıldızı.
Translate from Turkish to English
Onun nasıl ilerleyeceği konusunda hiçbir belirgin fikri yok.
Translate from Turkish to English
Şirket belirgin bir sebep olmadan onu geri çevirdi.
Translate from Turkish to English
Sonu belirgin.
Translate from Turkish to English
Parti belirgin bir başarıydı.
Translate from Turkish to English
Hiçbir şey çok belirgin değildi.
Translate from Turkish to English
Hayat belirgin şekilde gelişti.
Translate from Turkish to English
Tom'da belirgin yaralanmalar yoktu.
Translate from Turkish to English
Irkçılık bugün o kadar belirgin değildir.
Translate from Turkish to English
O belirgin biçimde farklı bir yaklaşım.
Translate from Turkish to English
Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.
Translate from Turkish to English
Cezayir'in ihracat ve ithalat dengesizliği oldukça belirgin.
Translate from Turkish to English
Atlar oldukça belirgin izler bıraktılar.
Translate from Turkish to English
Bu rakamlar belirgin şekilde artabilir.
Translate from Turkish to English
Karışıklık özellikle kırsal bölgelerde belirgin.
Translate from Turkish to English
Bu konunun belirgin iki yönü var.
Translate from Turkish to English
Bugünse sorgu sayısı belirgin derecede azaldı.
Translate from Turkish to English
Seni başkalarından ayıran en belirgin özelliğin ne?
Translate from Turkish to English
Bu hasta çocuğa yapılan yardım insanlık duygusunun belirgin bir göstergesidir.
Translate from Turkish to English
Robert'ın adını söylediğini çok belirgin bir şekilde hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Tomun belirgin kasları var.
Translate from Turkish to English
Maria'nın belirgin bir hayvan sevgisi var.
Translate from Turkish to English
Onun belirgin bir ingiliz aksanı var.
Translate from Turkish to English
Parsellerin belirgin bir eğimi var.
Translate from Turkish to English
Herbirimiz belirgin bir bireyselliğe sahibiz.
Translate from Turkish to English