Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "belirgin"

Learn how to use belirgin in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.

Onun çizdiği şey son derece detaylandırılmış ve belirgin, her zaman küçük detaylara ayrılamaz.
Translate from Turkish to English

İki fikir arasındaki zıtlık çok belirgin.
Translate from Turkish to English

Hava belirgin şekilde daha da soğudu.
Translate from Turkish to English

Mary, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi fark etmişti.
Translate from Turkish to English

Aralarında belirgin bir düşmanlık var.
Translate from Turkish to English

O belirgin.
Translate from Turkish to English

Onlar arasında belirgin bir fark var.
Translate from Turkish to English

Muhalefet daha belirgin oluyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.
Translate from Turkish to English

Herhangi belirgin farklılıklar var mı?
Translate from Turkish to English

En belirgin şeyler çoğunlukla görmesi en zor olan şeylerdir.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.
Translate from Turkish to English

O çok belirgin bir imaydı.
Translate from Turkish to English

Serpent Bearer yayılmış fakat çok belirgin olmayan bir takımyıldızı.
Translate from Turkish to English

Onun nasıl ilerleyeceği konusunda hiçbir belirgin fikri yok.
Translate from Turkish to English

Şirket belirgin bir sebep olmadan onu geri çevirdi.
Translate from Turkish to English

Sonu belirgin.
Translate from Turkish to English

Parti belirgin bir başarıydı.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey çok belirgin değildi.
Translate from Turkish to English

Hayat belirgin şekilde gelişti.
Translate from Turkish to English

Tom'da belirgin yaralanmalar yoktu.
Translate from Turkish to English

Irkçılık bugün o kadar belirgin değildir.
Translate from Turkish to English

O belirgin biçimde farklı bir yaklaşım.
Translate from Turkish to English

Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.
Translate from Turkish to English

Cezayir'in ihracat ve ithalat dengesizliği oldukça belirgin.
Translate from Turkish to English

Atlar oldukça belirgin izler bıraktılar.
Translate from Turkish to English

Bu rakamlar belirgin şekilde artabilir.
Translate from Turkish to English

Karışıklık özellikle kırsal bölgelerde belirgin.
Translate from Turkish to English

Bu konunun belirgin iki yönü var.
Translate from Turkish to English

Bugünse sorgu sayısı belirgin derecede azaldı.
Translate from Turkish to English

Seni başkalarından ayıran en belirgin özelliğin ne?
Translate from Turkish to English

Bu hasta çocuğa yapılan yardım insanlık duygusunun belirgin bir göstergesidir.
Translate from Turkish to English

Robert'ın adını söylediğini çok belirgin bir şekilde hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English

Tomun belirgin kasları var.
Translate from Turkish to English

Maria'nın belirgin bir hayvan sevgisi var.
Translate from Turkish to English

Onun belirgin bir ingiliz aksanı var.
Translate from Turkish to English

Parsellerin belirgin bir eğimi var.
Translate from Turkish to English

Herbirimiz belirgin bir bireyselliğe sahibiz.
Translate from Turkish to English