Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "belirsiz"

Learn how to use belirsiz in a Turkish sentence. Over 81 hand-picked examples.

Bu cümlenin anlamı belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom belirsiz bir cevap verdi.
Translate from Turkish to English

O, belirsiz bir yanıt verdi.
Translate from Turkish to English

Sendika belirsiz bir süre için greve gitti.
Translate from Turkish to English

Belli belirsiz tanıdık geliyor.
Translate from Turkish to English

Onun tezi bir anlam ifade etmiyor. Öncelikle onun teması belirsiz.
Translate from Turkish to English

O belirsiz bir cevap verdi.
Translate from Turkish to English

Bana belirsiz bir cevap verdi.
Translate from Turkish to English

O bize belirsiz bir yanıt verdi.
Translate from Turkish to English

Tekrar belirsiz bir şey söyleyebilir.
Translate from Turkish to English

Partinin tarihi henüz belirsiz.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen tekrar belirsiz bir şey söyleyebilir.
Translate from Turkish to English

O belirsiz bir hikaye.
Translate from Turkish to English

Bu çok belirsiz.
Translate from Turkish to English

Dinozorların aniden yok olmaları hakkında birçok teori var ama gerçek sebep hâlâ belirsiz olarak kalmaktadır.
Translate from Turkish to English

O ona bağlı olduğu için, insanlığın geleceği belirsiz kalır.
Translate from Turkish to English

Tom belirsiz.
Translate from Turkish to English

Bu cümlenin ne anlama geldiği çok belirsiz.
Translate from Turkish to English

Şişede mürekkep yerine, ne olduğu belirsiz bir sıvı vardı.
Translate from Turkish to English

O, ne idiği belirsiz bir adamdır.
Translate from Turkish to English

Onun süresi belirsiz bir kontratı var.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir gerçek, belirsiz bir şüpheden daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un neye benzediğine dair belirsiz bir belleğe sahibim.
Translate from Turkish to English

O biraz belirsiz.
Translate from Turkish to English

Hepimiz kardeşiz, ama kardeşliğin sınırları biraz belirsiz galiba.
Translate from Turkish to English

Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
Translate from Turkish to English

Ben çok belirsiz davranıyor muyum?
Translate from Turkish to English

Tom'un ne kadar kalmamızı istediği belirsiz.
Translate from Turkish to English

Onun politikası hakkında soru sorulduğunda, aday sadece belirsiz cevaplar verdi.
Translate from Turkish to English

Hava kötü, sis arttı, yere inebilip inemeyeceğimiz belirsiz.
Translate from Turkish to English

Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.
Translate from Turkish to English

Niobe belirsiz bir karakterdir.
Translate from Turkish to English

Oyunun sonucu belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom belli belirsiz mahcup görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bu durumda halimizin ne olacağı çok belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un geleceği belirsiz kalmaya devam ediyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un neden burada olmadığı belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un onu neden yaptığı belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un ne zaman öldüğü belirsiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un nasıl öldüğü belirsiz.
Translate from Turkish to English

Nedenler belirsiz.
Translate from Turkish to English

Neyin yanlış gittiği belirsiz.
Translate from Turkish to English

Ayrıntılar hala belirsiz.
Translate from Turkish to English

O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.
Translate from Turkish to English

Ben bunun belirsiz bir yanıt olduğunu kabul ediyorum.
Translate from Turkish to English

Esperantoda belirsiz artikel yoktur ve sadece bir tane belirli artikel vardır.
Translate from Turkish to English

Belirsiz bir cevap elde etti.

O, o konu hakkında birkaç belirsiz yorum yaptı.

Tom'un ölüm nedeni hâlâ belirsiz.

Uzun olmasa da bu cümle hala anlamca belirsiz.

Bu bana belli belirsiz tanıdık geliyor.

Bu göreceli ve belirsiz.

Belirsiz ifadeler genellikle eğlenceli yorumlara yol açar.

Şu adam belli belirsiz tanıdık görünüyor.

Benzerlik oldukça belirsiz.

Onun açıklamasında bazı belirsiz noktalar var.

Belirsiz bir algının keskin bir görüntüsünden daha kötü bir şey yoktur.

Kral 1700 yılında, belirsiz nedenlerle 80 yaşında öldü.

Onun gelip gelmeyeceği belirsiz.

Düzensiz bir galaksi, belirsiz bir şekle sahiptir ve genç yıldızlar, toz ve de gazla doludur.

Bu kez, sadece sınav zor değildi ama aynı zamanda sorular belirsiz idi.

Onların birbirlerini sevip sevmedikleri belirsiz.

Tom bana belirsiz bir cevap verdi.

Tom bize belirsiz bir cevap verdi.

Kutuda ne olduğu hakkında belirsiz bir fikriniz mi var?

Leyla, kimliği belirsiz bir saldırgan tarafından vuruldu.

Sen belirsiz gibi görünüyordun.

Savaşın ne zaman sona ereceği belirsiz.

Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.

Ali gibi ne idüğü belirsiz birine güvenecek kadar aklımı peynir ekmekle yemedim.

Nereye gideceği hala belirsiz.

Rusya Federasyonu'nun emeklilik sistemi yarınlar için güven veriyor! Ne idüğü belirsiz yarınlar için yani...

Tarihçilerle arkeologlar belirsiz düşüncedeler.

Polancec'in mesleki geleceği şu anda belirsiz.

Kimliği belirsiz bir kurban da anılıyor.

Bu açıdan, sağlık alanında belirsiz bir fark var.

Gecikmenin kaynağı ise hala belirsiz.

Van'da kimliği belirsiz kişiler kestikleri ağaçları göle attılar.

Sütün litresi yirmi tavuğun kilosu yüz lira olduğunda, rant için son orman yok edilip son parlak beyinli genç de yurt dışına göçtüğünde, ülkeye doluşturulan ne idüğü belirsiz kaçkınlar yüzünden çoluk çocuk rahatça sokağa çıkamadığında çomar adam dinin ve betonun karın doyurup kalkındırmadığını anlayacak.

Tom selamıma başını belli belirsiz eğerek karşılık verdi.

Bence bu cümle anlamca belirsiz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English