Learn how to use bencil in a Turkish sentence. Over 88 hand-picked examples.
Ben bencil olmak niyetinde değilim.
Translate from Turkish to English
O bencil bir kadındır.
Translate from Turkish to English
O bencil ve hırslıdır.
Translate from Turkish to English
Onun güzel olduğu doğrudur, ama bencil.
Translate from Turkish to English
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.
Translate from Turkish to English
"Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.
Translate from Turkish to English
O gerçekten bencil.
Translate from Turkish to English
O bencil bir kişidir.
Translate from Turkish to English
Her şeyden önce, bencil olmamalıyız.
Translate from Turkish to English
Tom hiç bencil değildir.
Translate from Turkish to English
O, çok bencil bir kişidir.
Translate from Turkish to English
Bencil bir adam kendi duygularından başka hiçbir şey düşünmez.
Translate from Turkish to English
O, bencil olmalıdır.
Translate from Turkish to English
Bu çocuğu şımartmamalısın çünkü onu bencil hâle getiriyor.
Translate from Turkish to English
Tom bencil.
Translate from Turkish to English
Ne bencil bir kadın!
Translate from Turkish to English
Her şeyden önce bencil olmamalıyız.
Translate from Turkish to English
Tom olağanüstü biçimde bencil.
Translate from Turkish to English
Tom bencil oluyor.
Translate from Turkish to English
Bencil değilim.
Translate from Turkish to English
Ben bencil değilim.
Translate from Turkish to English
Bence o biraz bencil.
Translate from Turkish to English
Bencil olmamak lazım.
Translate from Turkish to English
Nasıl bu kadar bencil olabilirsin?
Translate from Turkish to English
Tom'un çok bencil olduğunu düşünmedim.
Translate from Turkish to English
İnsanlar seni hiç bencil olmakla suçlar mı?
Translate from Turkish to English
Tom'un bencil olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bencil, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom son derece bencil.
Translate from Turkish to English
Tom çok bencil, değil mi?
Translate from Turkish to English
Nasıl bu kadar bencil olabiliyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom bencil bir kişi.
Translate from Turkish to English
Tom çok bencil bir kişi.
Translate from Turkish to English
Tom bencil değil.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça bencil.
Translate from Turkish to English
Tom çok bencil.
Translate from Turkish to English
Ben bencil davrandığımı biliyorum.
Translate from Turkish to English
Ben bencil olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sen bencil misin?
Translate from Turkish to English
Tom'un bencil olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
O adam çok bencil.
Translate from Turkish to English
Bencil olmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Esperanto, dünyadaki en bencil dildir.
Translate from Turkish to English
Senin bencil olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Gerçekten bencil olduğumu mu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom bir bencil pislik.
Translate from Turkish to English
Tom kaba ve bencil.
Translate from Turkish to English
Eniştem gerçekten bencil.
Translate from Turkish to English
O kaba ve bencil. Ondan nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English
Sen her zaman çok bencil miydin?
Translate from Turkish to English
Bencil olmayı durdurman gerekir.
Translate from Turkish to English
Bu kadar düşüncesiz ve bencil olma.
Translate from Turkish to English
Onun bencil olduğuna şüphe yok.
Translate from Turkish to English
Kayınbiraderim gerçekten bencil.
Translate from Turkish to English
O çok bencil olduğu için Tom'u bir arkadaş olarak istemedim.
Tom bencil bir adam.
Tom bencil ve açgözlüdür.
Cömertlik bugünün bencil toplumunda önemli bir özelliktir.
Bir değişiklik için biraz daha az bencil olmaya çalışır mısınız?
İnsanlar çok bencil.
Çok bencil olma.
Oğlunun bencil bir çocuk gibi davranmasına izin vermemelisin.
Fadil herkesi kontrol etmek isteyen bencil bir aptaldı.
Tom bencil olduğumu söylüyor.
Oldukça bencil görünüyorsun.
Leyla bencil bir kadındır.
Bencil olma, genç kız!
Sen bencil bir kişisin.
Tom bana Mary'nin bencil olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tom'un bu kadar bencil olduğunu bilmiyordum.
Tom Mary'nin bencil olduğunu söyledi.
Tom eskiden olduğu kadar bencil değil.
Tom beni bencil olmakla suçladı.
Tom'un bu kadar bencil olacağını düşünmedim.
Sami bencil ve saygısızdı.
Sami bencil bir kişidir.
Hey, bu kadar bencil olma, Tom.
Tom bencil bir adam, değil mi?
Tom'un bencil olduğunu biliyorum.
Tom bencil bir insan, değil mi?
Çok bencil bir insan.
Ali bencil bir oyuncu.
Biz birlikteyken o, bencil bir piçti.
Tom bencil bir adam değil.
Bencil olmaya niyetim yok.
Her şeyden önce bencil olma.
O çok bencil.
O, çok bencil.