Learn how to use benzersiz in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Her sitenin benzersiz bir adresi vardır.
Translate from Turkish to English
Oldukça benzersiz.
Translate from Turkish to English
Her tür atomun içinde protonlar, nötronlar ve elektronlar denilen belirli benzersiz parçacıkları vardır.
Translate from Turkish to English
Her birimiz kendi benzersiz kimliğine sahiptir.
Translate from Turkish to English
Bu benzersiz bir durum.
Translate from Turkish to English
Tom'un benzersiz yetenekleri vardır.
Translate from Turkish to English
Bu oldukça benzersiz.
Translate from Turkish to English
Kişilik bireyleri benzersiz kılan şeydir.
Translate from Turkish to English
Vücudumuzdaki her molekülün benzersiz bir şekli vardır.
Translate from Turkish to English
Yeni Zelanda birçok benzersiz bitki ve hayvana ev sahipliği yapar.
Translate from Turkish to English
Pantone benzersiz sayısal tanımlayıcılar ile binlerce renk sınıflandırır.
Translate from Turkish to English
Genç yazar benzersiz bir başarı kazandı.
Translate from Turkish to English
Bence bu oldukça benzersiz.
Translate from Turkish to English
Bu benzersiz değil.
Translate from Turkish to English
Onu benzersiz yapan nedir?
Translate from Turkish to English
Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.
Translate from Turkish to English
Benzersiz bir bağımız var.
Translate from Turkish to English
O benzersiz bir durumdu.
Translate from Turkish to English
Tom'un durumu benzersiz değil.
Translate from Turkish to English
ülke, benzersiz büyük ve devasa.
Translate from Turkish to English
İnsan, doğanın benzersiz sabrına bir örnektir.
Translate from Turkish to English
Durumumuz benzersiz değil.
Translate from Turkish to English
Ulaşması zor ama benzersiz.
Translate from Turkish to English
Llapashtica, serginin benzersiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Her kültürün kendine ait benzersiz değerleri ve bakış açıları vardır, ve hiç kimse kendininkini diğerlerine dayatma hakkına sahip değildir.
Translate from Turkish to English