Learn how to use benzin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.
Translate from Turkish to English
Arabam çok benzin yakar.
Translate from Turkish to English
Sola dönerseniz, benzin istasyonu bulursunuz.
Translate from Turkish to English
O bir kenara biraz benzin koydu.
Translate from Turkish to English
O, benzin kullanmayan yeni bir motor icat etti.
Translate from Turkish to English
Tom arabaya benzin koydu.
Translate from Turkish to English
Tom bir benzin istasyonu görevlisi olarak çalıştı.
Translate from Turkish to English
Arabaya biraz benzin koymayı unutmamalıyız.
Translate from Turkish to English
Benzin kokusu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Benzin kokluyorum.
Translate from Turkish to English
Benzin yakıt için kullanılır.
Translate from Turkish to English
Benzin için nerede ödeme yapacağım?
Translate from Turkish to English
Benzin litre ile satılır.
Translate from Turkish to English
Beş galon normal benzin, lütfen.
Translate from Turkish to English
Bir sonraki benzin istasyonunda duralım.
Translate from Turkish to English
Bir dahaki benzin istasyonu kaç mil uzakta?
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşim bir benzin istasyonunda çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Arabama beş galon benzin pompaladım.
Translate from Turkish to English
Bu civarda en yakın benzin istasyonu nerede?
Translate from Turkish to English
Gelecek benzin istasyonunda dolum yapmalıyız.
Translate from Turkish to English
Benzin fiyatları şu ya da bu şekilde hepimizi etkiler.
Translate from Turkish to English
Büyük bir benzin talebi mevcut.
Translate from Turkish to English
Bir varilde kaç litre benzin vardır?
Translate from Turkish to English
Nasıl daha az benzin harcarım?
Translate from Turkish to English
Sence az benzin harcamak için yakıt tasarrufunu nasıl yapabilirim?
Translate from Turkish to English
Tom benzin kokusu aldı.
Translate from Turkish to English
“Ne kadarlık benzin istiyorsunuz?” “Fulle.”
Translate from Turkish to English
Benzin almam gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.
Translate from Turkish to English
Boston'un otuz mil güneyinde bir benzin istasyonundayım.
Translate from Turkish to English
Benzin fiyatı yükseliyor.
Translate from Turkish to English
Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.
Translate from Turkish to English
Tom benzin satın aldı ve peşin ödedi.
Translate from Turkish to English
Buraya yakın bir benzin istasyonu var mı?
Translate from Turkish to English
Benzin istasyonu haftanın yedi günü açık.
Translate from Turkish to English
Benzin istasyonu bir kilometre ileride.
Translate from Turkish to English
Bir kilometre ileride bir benzin istasyonu var.
Translate from Turkish to English
Benzin istasyonunda sandviç satın aldım.
Translate from Turkish to English
Bir benzin istasyonunda çalışırdım.
Translate from Turkish to English
Benzin artık ucuz değil.
Translate from Turkish to English
Borudan benzin kaçıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Benzin ilk araba sürmeye başladığım zamanda olduğu kadar ucuz değil.
Translate from Turkish to English
Eve giderken benzin almak için durdum.
Translate from Turkish to English
Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.
Translate from Turkish to English
Genellikle yapmak isteyeceğin ilk şey benzin seviyesini kontrol etmektir.
Translate from Turkish to English
Odaya girer girmez sadece tütün kokusunu değil aynı zamanda benzin kokusunu da fark ettim.
Benzin tankı neredeyse boş.
Tom benzin göstergesine baktı.
Tom benzin istasyonuna çekti ve motorunu kapattı.
Geçen ay için benzin faturam çok yüksekti.
Tom benzin faturasını ödeyip ödemediğini hatırlayamadı.
Ben bir benzin istasyonunda çalışıyorum.
Ödünç alabileceğim bir benzin bidonun var mı?
Yangın başladıktan kısa bir süre sonra benzin istasyonu patladı.
Köye iki kilometre kala benzin bitmiş.
Tankta benzin var mı?
Benzin göstergesi boşu gösteriyor.
Betin benzin atmış.
Biz sağanak yağmurda benzin istasyonuna kadar tüm yolu gittik.
Bugün kırk dolarlık benzin aldım.
Benzin istasyonu nerede?
Tom benzin kokabilir.
Benzin şimdi ucuz.
Benzin fiyatları düştü.
Dan kendine benzin fışkırttı ve kendini yakmakla tehdit etti.
Tom benzin istasyonuna girdi.
Benzin, fuel oil'den daha yanıcıdır.
Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.
Bu araba diğer iki arabadan daha fazla benzin kullanıyor.
Bu araba çok benzin kullanıyor.
Ben benzin için benzin istasyonuna çektim.
Benzin fiyatları bu yaz birdenbire fırlıyor mu, merak ediyorum?
Dan benzin istasyonunda kendi etrafındaki polisler olduğunu fark etti.
Fransa'da benzin Amerika Birleşik Devletleri'nden daha pahalıdır.
Benzin buralarda azdır.
Havaalanı yolu üzerindeki bir benzin istasyonunda durdular.
Bu benzin istasyonunun benzini iyi ve ucuz.
Bana beş galon benzin verin, lütfen.
Sonraki istasyonda durup benzin alalım.
Tom ve Mary'nin birlikte bir benzin istasyonları var.
Benzin fiyatları yüksek.
Belki yol tarifi sormak için bir benzin istasyonunda durmalıyız.
Bu, benzin değildir.
Tom 30 galon benzin aldı.
Benzin bidonlarımızdan biri kayıp.
Tom benzin istasyonun yanında küçük bir mağazaya sahip.
Dan benzin istasyonunda geride bırakıldı.
Bir sonraki benzin istasyonuna gidecek kadar yeterli benzinimiz olduğunu düşünüyor musun?
Benzin deposu patlayacak.
Bir sonraki benzin istasyonunda arabayı sağa çekeceğim.
Arabama biraz benzin koymam gerekiyor.
En yakın benzin istasyonu nerede?
Onlar bu benzin istasyonunda robotları şarj ediyorlar.
Yolda benzin bitti.
Benzin kamyonu kapıya çarptı ve patladı.
Benzin için ne kadar ödüyorsun?
Arabaya benzin koydum.
Benzin fiyatları neden çok yüksek?