Learn how to use besin in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Balığın ve etin besin değerleri yüksek ama ikincisi öncekine göre daha pahalıdır.
Translate from Turkish to English
Balık insanlar için önemli bir besin kaynağıdır.
Translate from Turkish to English
Besin yutulmadan önce çiğnemeli.
Translate from Turkish to English
Şekerli içeceklerin hiçbir besin değeri yoktur ve kilo almaya önemli ölçüde etki ederler.
Translate from Turkish to English
Taze sebzeler birçok besin içerir.
Translate from Turkish to English
Besin midede sindirilir.
Translate from Turkish to English
Yosunlar ve planktonlar besin zincirinin altındadır.
Translate from Turkish to English
Vitamin hapı bol besin içerir.
Translate from Turkish to English
başka bir yerde boşa gien bol besin kaynakları varken yeryüzünde bir yerde her iki saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.
Translate from Turkish to English
Meyveyi en sağlıklı besin olarak görüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom besin piramidinin aldatmaca olduğunu fark etti.
Translate from Turkish to English
İnsanlar besin zincirinin üstünde değiller. Sonuçta, aslanlar insanları yiyor, ama insanlar aslanları yemiyor.
Translate from Turkish to English
Kötü beslenme bir kişinin diyetinde çok az ya da çok besin içerdiği zaman oluşur.
Translate from Turkish to English
Hiç yediğiniz gıdalardan yeterli miktarda besin alıp almadığını merak ettiniz mi?
Translate from Turkish to English
Avokado besin açısından zengindir.
Translate from Turkish to English
Bu bir besin kaynağıydı.
Translate from Turkish to English
Besin maddesi dışarıda kaldığı sürece burada kalın.
Translate from Turkish to English
Bu balık ucuz, ama besin değeri yüksek.
Translate from Turkish to English
Patates, İspanyol ordusu için önemli bir besin kaynağıydı.
Translate from Turkish to English
Patates, İspanyol ordusu için önemli bir besin kaynağı idi.
Translate from Turkish to English