Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "beyin"

Learn how to use beyin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Merkezî sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilikten oluşur.
Translate from Turkish to English

On iki çift beyin siniri vardır.
Translate from Turkish to English

İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.
Translate from Turkish to English

Kızım beyin sarsıntısı geçirdi.
Translate from Turkish to English

Buna rağmen, bizim hâlâ ağrıların beyin işlemleri tarafından tam olarak nasıl neden olduğu hakkında bilimsel bir açıklamaya ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Bir beyin onu yapabiliyorsa, bir bilgisayar onu yapabilir.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary biraz beyin fırtınası yaptı.
Translate from Turkish to English

O, mükemmel bir beyin cerrahıdır.
Translate from Turkish to English

Beyin sadece karmaşık bir makinedir.
Translate from Turkish to English

Tom beyin hasarlı.
Translate from Turkish to English

Beyin nakli yapmak gerçekten mümkün mü?
Translate from Turkish to English

Bütün gece beyin fırtınası yaparak ayaktaydım.
Translate from Turkish to English

Uyuma süresince, beyin hiçbir anda olmadığı kadar etkindir.
Translate from Turkish to English

Bazı insanlar reklamın bir beyin yıkama biçimi olduğunu düşünüyorlar.
Translate from Turkish to English

Buradaki tek beyin cerrahı sen değilsin.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir beyin tümörü vardı.
Translate from Turkish to English

O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.
Translate from Turkish to English

Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.
Translate from Turkish to English

Tom bir beyin cerrahıdır.
Translate from Turkish to English

Beyin nasıl öğreniyor?
Translate from Turkish to English

Beyin bilgiyi nasıl depoluyor?
Translate from Turkish to English

Ezberci eğitim sistemiyle, sağ beyin yarım küresi gelişmez.
Translate from Turkish to English

Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.
Translate from Turkish to English

Doktor bana beyin sarsıntısı geçirdiğimi söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un beyin ölümü açıklandı.
Translate from Turkish to English

Tom'un ciddi beyin sarsıntısı var.
Translate from Turkish to English

Bir beyin sarsıntın olabilir.
Translate from Turkish to English

Bu, beyin ameliyatı değil, biliyorsun.
Translate from Turkish to English

REM uykusu sırasında beyin dalgaları uyanıkken olduğu gibidir ve bu, rüyalar gördüğün zamanki aşamadır.
Translate from Turkish to English

Bu konuda birlikte beyin fırtınası yapsak ve daha iyi bir fikir edinsek iyi olur.
Translate from Turkish to English

Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.
Translate from Turkish to English

Senin bir beyin sarsıntın var.
Translate from Turkish to English

Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.
Translate from Turkish to English

Tom beyin kanaması geçirdi.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler uzun süre beyin ölümü sorununu tartıştı.
Translate from Turkish to English

Bir beyin takımı nedir?
Translate from Turkish to English

Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.
Translate from Turkish to English

Beyin yıkama işe yarar.
Translate from Turkish to English

Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir beyin sarsıntısı var.
Translate from Turkish to English

"Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"
Translate from Turkish to English

Bir zombi beyin, kendisini yiyecektir.

Beyin kanaması geçirdik.

Beyin cerrahisi çok karmaşıktır.

Bu ülke beyin göçünden muzdarip oluyor.

Tom hiçbir beyin aktivitesi işareti göstermiyor.

Bazı insanlar balığın beyin gıdası olduğunu söylüyor.

Tom üstün bir beyin.

Tom Jackson bu çok yenilikçi arabanın arkasına beyin.

O, on yaşında iken Tom'a beyin tümörü teşhisi kondu.

Kurşun geri dönüşümsüz beyin hasarına neden olabilir.

Bir bilgisayar, bacaklar için bir bisiklet gibi, beyin içindir.

Beyin hasarı doğuştandı.

O, beyin ameliyatı değil.

Beyin her akıl, ruh ve kas enerjisinin merkezidir.

Beyin tüm iyileştirici enerjinin merkezidir.

Bir beyin fırtınası öğretmenim var.

Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.

İhtiyacımız olan her şeye sahibiz; para, zaman ve beyin.

Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.

Futbol beyin hasarlı insanlar için beyin hasarlı bir spordur.

Açık televizyonla uyumak beyin için iyi değildir.

Ben beyin yemeyeceğim.

Agrafili insanlar bir beyin hasarı nedeniyle yazı yazamazlar.

Dan Meksika'da beyin kanserinden öldü

Tom beyin bilgisayarını çalan kişiyi biliyor musun

Beyin vücuttaki en karmaşık organdır.

O mükemmel bir beyin cerrahıdır.

Tom beyin kanserinden öldü.

Beyin olmadan düşünemezsin.

Tom beyin ameliyatı olmak zorunda kaldı.

Bir beyin tümörüm var.

Leyla'nın annesinde beyin ölümü vardı.

Medyanın yaptığı şey beyin yıkamadan başka bir şey değildir.

Bu beyin ameliyatı değil.

Beyin epifezi melatonin salgılar.

Bir beyin cerrahı olmak istemezdim.

Sanırım bir beyin sarsıntısı yaşıyorum.

Tom, beyin yıkandığını iddia etti.

Beyin yakan bir soru bu.

Beyin bedava.

Kafasının içinde beyin yerine ne taşıyor acaba?

Beyin yerine omurilik soğanını kullanıyor galiba.

Beyin karmaşık bir yapıya sahiptir.

Beyin kafanın içindedir.

Böyle düşünen beyin fakiridir.

Tom, dâhi bir beyin.

Beyin sulandıran bir deneyimdi.

Tersine beyin göçünü teşvik edecek adımlar atılması gerekiyor.

Beyin göçü Hırvatistan'da kalkınmayı baltalıyor.

Bazen beyin her şeyin farkındadır da kalp anlamamazlıktan gelir.

Ukrayna'daki savaş NATO'nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söyleyip Fransa önderliğinde Amerika'dan bağımsız bir Avrupa ordusu kurma hayalleri olan Macron'un planlarını da olumsuz etkiledi.

Dünyayı duyu organları tarafından alınan ve beyin tarafından yorumlanan sinyaller aracılığıyla deneyimliyor ve anlıyoruz - ve bu sürecin her iki aşaması da çarpıtmalara tabidir.

Travmatik beyin hasarı mı?

Beyin fırtınasına vakit yok.

Demans ayrıca beyin fonksiyonlarını da etkiler.

Sifilis beyin hasarına neden olur.

Frengi beyin hasarına neden olur.

Sana beyin lazim.

Beyin plastiktir. İnsan kendi beyninin heykeltıraşıdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English