Learn how to use bez in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Tom, masanın üstünü ıslak bir bez ile temizledi.
Translate from Turkish to English
Jane'in annesi Japonya'da olsaydı, ben onu Bez Bebek Şenliğine davet edebilirdim.
Translate from Turkish to English
Tozu silmek için nemli bir bez kullandı.
Translate from Turkish to English
Bez çok pis kokuyor.
Translate from Turkish to English
Bebeğin bez değişimine ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English
Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.
Translate from Turkish to English
Bir bez al ve bu pisliği temizlememe yardım et.
Translate from Turkish to English
Bence bez mendilleri kullanabilirdik.
Translate from Turkish to English
Bu bez cildinize yapışır.
Translate from Turkish to English
Tom kirli bir bez ile tabloyu sildikten sonra, o öncekinden daha kirli görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Sadece kuru bir bez gerektiğinde ağlar.
Translate from Turkish to English
Bu bez çok iyi değil.
Translate from Turkish to English
Her delinin başına bayrak dikilse bedestende bez kalmaz.
Translate from Turkish to English
Mary bir bez bebek yaptı.
Translate from Turkish to English
Say ki bir pazar yeri dolaştım. Üç metre bez aldım, gidiyorum.
Translate from Turkish to English
Sıçtı Cafer bez getir, cıvık oldu tez getir.
Translate from Turkish to English
Tam pandemi önlemleri bitiyor, bez maskelerden kurtulunuyor derken çalan savaş tamtamları, bu sefer de gaz maskelerine mi sıra gelecek diye düşündürtüyor.
Translate from Turkish to English
Bez parçasını suyla ıslattım.
Translate from Turkish to English