Learn how to use bildirmek in a Turkish sentence. Over 43 hand-picked examples.
Üzgünüm ama Paul hasta olduğunu bildirmek için aradı ve benim sana onun vardiyasını çalışman için ihtiyacım olacak.
Translate from Turkish to English
Kararımı bildirmek için ona bir mektup gönderdim.
Translate from Turkish to English
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye sadece onun partisine katılamayacağını bildirmek istedi.
Translate from Turkish to English
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.
Translate from Turkish to English
Sana bildirmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben sadece senin şu ana kadar gördüğüm en güzel kadın olduğunu sandığımı sana bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Derhal polise bildirmek zorundasın.
Translate from Turkish to English
Sadece bir randevum olduğunu sana bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.
Translate from Turkish to English
Maalesef onun öldüğünü size bildirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Bir soygunu bildirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
O ona, toplantıya katılamayacağını bildirmek için telefon etti.
Translate from Turkish to English
Toplantının ne zaman başladığını Tom'a bildirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Geç kalacağımızı Tom'a bildirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Yalnız olmadığını sana bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Kaydederken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin ya da bunu bildirmek için bizimle temas kurun.
Translate from Turkish to English
Bunu ona bildirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Biliyorsun ki öyle bir şey yaparsan bize bildirmek zorundasın.
Translate from Turkish to English
Tom işlerin nasıl sonuçlandığını bana bildirmek için söz verdi.
Translate from Turkish to English
Yapması gereken şeyi Tom'a bildirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Ben sadece yarın burada olamayacağımı sana bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
Tom'a bildirmek için emin olacağım.
Translate from Turkish to English
Geç kalacağımı sana bildirmek istedim.
Translate from Turkish to English
İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.
Translate from Turkish to English
Onlara bildirmek zorunda olacağım.
Translate from Turkish to English
Merhaba, biz kayıp bir kişiyi bildirmek için arıyoruz.
Translate from Turkish to English
Onun hakkında patronuna bildirmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English
Ben onun hakkında size bildirmek istedim ama Tom bir şey söylemememi söyledi.
Translate from Turkish to English
Biz göçmenlik bürosuna bildirmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Ben bir suçu bildirmek için buradayım.
Translate from Turkish to English
Onun hakkında görüş bildirmek istemiyor.
Translate from Turkish to English
Bazı takıların kaybını bildirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, polisi Mary'nin kayıp olduğunu bildirmek için aradı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye geç kalacağını bildirmek için mesaj gönderdi.
Translate from Turkish to English
Bir suç bildirmek istiyorum.
Tom, Mary'ye akşam yemeğine geç kalacağını bildirmek için mesaj attı.
Bunu Tom'a bildirmek zorumdayım.
Şuna haddini bildirmek lazım.
Ali denen ip kaçkınına haddini bildirmek lazım.