Learn how to use bilge in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.
Bütün bu dünyevi bilgelik bir zamanlar herhangi bir bilge adamın sevimsiz sapıklığıydı.
Translate from Turkish to English
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Translate from Turkish to English
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
Translate from Turkish to English
O, bilge bir adam.
Translate from Turkish to English
O, bilge görünmüyor, değil mi?
Translate from Turkish to English
Hayatında biraz delilik olmayan düşündüğü kadar bilge değildir.
Translate from Turkish to English
Bilge kişiliği ve hafızasıyla hep hayranlık yarattı.
Translate from Turkish to English
Tom bilge, değil mi?
Translate from Turkish to English
Bilge insanlar düşmanlarından öğrenirler.
Translate from Turkish to English
Onlar hem bilge hem de dürüst adamlardı.
Translate from Turkish to English
Anne bilge oğluyla gurur duyabilir.
Translate from Turkish to English
Bilge sözler asla konuşulmadı.
Translate from Turkish to English
Tüm bilge insanlar iyidir ama tüm iyi insanlar bilge değildir.
Translate from Turkish to English
Onun bilge olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Bütün bilge adamların sakalları olduğunu düşündüğü için Tom sakal bıraktı.
Translate from Turkish to English
Bilge biri düşmanlarından çok şey öğrenir.
Translate from Turkish to English
Bir doktordan tedavi al, bir bilge adamdan öğren.
Translate from Turkish to English
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Belediye başkanı iyi ve bilge bir adam.
Translate from Turkish to English
Bilge öğretmen özsu hakkında biliyordu.
Translate from Turkish to English
Bilge az konuşan adamdır.
Translate from Turkish to English
Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
Translate from Turkish to English
Doğrusu, karanlığı bilmeden kimse bilge olamaz.
Translate from Turkish to English
Malumat sahibine bilgiç, ilim sahibine bilgin, irfan sahibineyse bilge denir.
Translate from Turkish to English
Bilge kişi her şeyin özündeki ilahi boyutu görür.
Translate from Turkish to English
Gerçeğe ulaşmış bilge kişiler kendilerini cahillerin gözünden deli gibi görünerek gizler.
Translate from Turkish to English
Vizyonunuz her an yeni olsun. Bilge, her şeye şaşırandır.
Translate from Turkish to English
Apollon, Sokrates'i en bilge adam olarak görüyordu.
Translate from Turkish to English
Baykuş bilge bir hayvan.
Translate from Turkish to English